"İnanılmaz"

Buraya Bi Tıklayın...


Sonrada Açılan Pencerede "NOW" Tuşuna Basın...Ne Kadar İnanılmaz Ve İlginç Değilmi...Siz Ona Tıkladığınızda Bakın Bakalım Dünyada Neler Oluyor...

Bilgisayar Ve Msn Bağımlılığı....

Demiştim Msn Bağımlılığından daha sonra bahsederim diye ama dayanamadım yedim gofretimi içtim kolaı geri geldim..ah virüs olmayan konsantrasyonumda dağıldı sayende...

Efendim İnternet bağımlısı olan kişide aşağıdaki özellikler tespit edilirmiş....

A- İnternet için ayırdığı süre ona yeterli gelmez. Doyumaulaşmak için, internete, daha fazla zaman ayırma ihtiyacı duyar.

B- İnternet kullanımını bırakması ya da azaltması sıkıntıya yol açar.

- Psikomotor ajitasyon, anksiyete gelişir. Zihni internette neolup bittiğine takılıp kalmıştır. İnternetle ilgili fantezi ve hayaller kuraretkiler.

- Yeniden internet kullanımıyla şikayetleri azalır.

C- Kişi, internete planladığından daha sık girer, daha uzun süre kalır.

D- Kişi, sürekli olarak, internet kullanımını sınırlamak ya da bırakmak isteğini duyar ve bu konuda başarısız girişimler yapar.

E- İnternetle ilgili değişik aktivitelere (kitap, taratıcılar, yüklenecek programlar, vs.) çok zaman ve para harcar.

F- Aşırı internet kullanımı nedeniyle, kişide, sosyal, mesleki, ailevi ilişkiler aksar; bedensel ve ruhsal bozukluklar ortaya çıkar.


Şimdi Şöle bi bakıyorum kendime...herkes msn ve internet bağımlısı olduğumu düşünsede bende bu özelliklerden sadece C Seçeneği geçerli..ha bide bazen aklım sürekli internette kalıyo ama nedenlerim warsa öle boş yere değil yani... :) ee demekki daha kafayı sıyırmamışım :)

gerçi bundan kurtulmak mümkün değil okul bittiği yıl 8 ay evde oturmuşluğum sırasında gerçekten bağımlı ötesiydim en son akşamüstü 3 den sabah 7 ye kadar internetin başından kalkmadığımı hatırlıyorum...bide koca 3 aylık yaz tatilinde saatlerce evde klima altı laptop takıldığımıda hatırlıyorum..şimdi düşünüyorumda tatilin kıymetini bilememişim şimdi söz şöle bi haftaya bile razıyım söz hiç internete girmicem :)neyse işte evet bende bağımlıydım ama şimdi en azından internete giriş saatim kısıtlandı..haa dicek şimdi arkadaşlarım bumu senin kısıtlanmış halin...sabah 9 akşam 6 kesin netteyim iş gereği naparsın :) (Yalannnnn kendimi avutuyorum) akşamda eve gidip başka bi bağımlılığım olan tv ve dizi keyfinden sonra saat 10:30 civarı giriyorum ve 12 ye kadar evet bu benim kısıtlanmış halim...en azından sabahlamıyorum...

ya napim işte sanki bi benmiyim bağımlısı bunun suçu benim değil o pis amerikalıların,ingilizlerin,japonların suçu..hergün yeni şeyler keşfetmiyversinler internette..bill gates bulmasaymış böle şeyleri ben napim şimdi suç bendemi..onlar yüzünden bağımlı olduk biz gençlik..bu arada dünyada msn kullanma sıralamasında 3.müşüz... :) evet bağımlı yaptılar mesela şimdi böle elim hep msne gidiyo yasak ya açamıyorum ya içim hiç rahat değil...hemen eve gitsemde dizimi izleyip açsam msni diyorum o masum yeşil adamcıkların dönüşünü izlesem altta böle saatin yanında üstünde meşgul çizgisiyle görsem onu...bilsem biyerlerde "online"ım...ahhhhh ahhhhh virüs bulaştıranlar ne diyim allaha havale ediyorum sizi....



ha bidew gerçekten bağımlısı olan bi kişinin yorumunu yazayım size...


Loreia s : msn bagimliligi cidden illet bisey.uyuyo olsam bile msnim acik kalsim istiyorum nasi bi istir anlayamadim gitti.kimseyle konusmasam bile bazen, kapatasim gelmio aleti.


Tatlicadica Yorum : Durumumuz VAHİM...

Barış'ın Hayatı Film Oluyor....


Bodrum’da geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Barış Akarsu’nun hayatı film oluyor.
Akarsu’nun Akademi Türkiye ile başlayan serüveni ve yaşadıklarını konu alan filmde 'Yalancı Yarim' isimli dizideki rol arkadaşı Merve Sevi de rol alacak. Barış’ın hayat hikayesinin konu edildiği filmde genç sanatçının hastanedeki günleri de beyazperdeye yansıyacak.
Barış Akarsu sevenleri için hazırlanan bu proje, çok yakın bir zamanda hayata geçirilecek. Filmde Merve Sevi'nin dışında Akarsu'nun Amasra'daki arkadaşları ve ailesininde oynaması planlanıyor.



Tatlicadica Yorum : Tamam Çok güzel olabilir ama üstüne basa basa söylüyorumki..bu çocuk hayattayken çok güzel işler yapmış...çok güzel konserler vermiş...yarıdmlarda bulunmuş...neden hayattayken bu kadar bahsedilmedide şimdi böyle yalakalık yapılıyor...kimeee...neye...?
KÖR ÖLÜR BADEM GÖZLÜ OLUR...KEL ÖLÜR SIRMA SAÇLI OLUR.
Diye boşuna dememiş atalarımız...Nur İçinde Yat Barış..Mekanın Cennet Olsun....

Virüslendik.... :(

Efendim bugün ofiste dalmış çalışıyorum...bi yandanda ablamın arkadaşıyla Tiziano Ferro konser biletleri hakkında konuşuyoruz birden msn listemdeki birinden bi dosya geldi bende hem dalgınlıkla hemde bana genelde ya link ya resim yolladığından kabul ettim sonrada bi güzel açtım..açtım çünküm arada akrabalık münasebeti sebebiyle geçen ayki ablamın ve eniştemin düğün resimlerinden yolladı sandım...sonra hoppppppppppppp msnim çıldırdı...sayfalar açılıp kapandı falan ama ben hala anlamadım arkadaşım uyarınca yazdım msnin üstüne açmayın benden gelen dosyaları diye...herkes demekki benim gibi dalmamış işe ve sohbete açmamışlar..hatta bu durumda bazı arkadaşlarımıda kınıyorum...hoppppppp sen napıyosun.ç...lan böle hackerlıkmı olur sieeee filan yazdıkları için...tamam zamanında aramda filörtttt münasebeti bulunan birinin msn şifresi tahmin filan ederek msnine girmişliğim var ama benimki sadece masumane kıskançlık ve bir anlık şeytan dürtmesi sonucu yapılan şeyler yoksa anlamam ben öylee dosyaya virüs sokayım sonrada onu başkalarına yollayayım falan...o yüzden msnimi açabildiğim ilk anda kendilerine tesüffflerimi bildireceğim:) bu durumda artı parantez açmak isterimki olayın sorumlusu ben değilim..virüs bizim teknik ekipten başlayarak tüm ofise yayılmış durumda :) gelelim bu salak virüsü yapanlara...efendim resim albümü şeklinde rar dosyası olarak geliyor...başkalarına gittiğindede şişşşttt bak senle ben sadece ikimiz falan tarzı abuk sabuk yazılarla bir gidiyomuş..hatta ofisteki erkek arkadaşlarımızdan birine gitmiş benden aynen senle ben felan diye de yazı çıkmış dedim çüşşş noluyoruz....bana ilkten böle gelse açarmıyım hiiç sen ne diyosun lannnnnnn diye ayaklanırım...ama malesef bende bi yazı çıkmadı... sonuç itibariyle virüslendik...ve virüsü avast bulamadı...msni her açışımızdada tekrar tekrar sen ben diye gidiyor dosya..aldık sistemleri geriye...msnlere yasak koyduk..elim ayağım kanadım kırılmış tavuk gibiyim..hiç iş yapasım yok...sürekli konuşmasamda msnimin o meşgul işaretli adamcığını görmeden içim rahat etmiyor...neyse uzatmıyayım ben gideyim az çalışayım msnin bağımlılığınıda başka bi yazıda tartışalım....


Tatlicadica Yorum : Allah belanızı vere virüs yapan şahıslar...ne istersiniz masumane öleee dedikodu yaptığımız msnlerimizden...

Bentderesi... :)

Ankara da Bentderesi deyince bir semtin adı değil, içindeki Genelevler anlaşılır. Ünlü ses sanatçısı Sevim Tuna nın ilk Ankaraya gelişini kendi anlatımıyla dinleyelim:

"İzmir'den Ankaraya geldim. Çok da gencim. Bir gazinoda programa çıkıyorum. Bayanlar matinesinde bazı bayanlar beni evlerine çay a davet ettiler. Çıktım yola, aaa!... Adresi almayı unutmuşum. Sadece 17 no lu apartman olduğunu biliyorum. Bir de dere lafı aklımda kalmış... Nasıl olsa şöför bilir diye atladım taksiye...
-Şeye gidicem, dedim, hani dereli falan bir semt varya... Şöför babacan bir adam... Şöyle bir baktı aynadan gülümsedi.
-Bentderesine mi?
-Evet oraya 17 numaraya gidicem.
Şöför yine aynadan bakarak konuştu.
-Yeni mi geldin sen?
Bende gazinoyu kasdediyor diye cevapladım.
-Evet bir ay oldu başlayalı.
-Daha önce neredeydin?
-Daha önce İzmir de çalışıyordum.
Biraz daha gittik, yine sordu.
-Müşteri nasıl , kalabalık oluyormu ?
Gazinodaki program tuttuğu için bende hevesli hevesli anlattım.
-Oooh, müşteri kum gibi kaynıyor... Herkes çok memnun...
-Memnun ha ?
-E tabii bütün kadro müşteriyi memnun etmek için uğraşıyoruz.
-Ben epeydir gitmedim,fiyatlar nasıl?...
-Ucuz ucuz... ucuz.
-Sen çok kalıyormusun ?
-Ben yirmi dakika kalıp iniyorum.
-Yirmi dakika ha...Epeyce. ..Bari geleyim bu akşam...
-Aaaa,gel bu akşam beklerim...
Şöför şaşkın , ben geveze, anlata anlata geldik... Aaaa bir de baktım ki
acaip bir yerdeyiz.
-Neresi burası,dedim şöföre.
-Bentderesi, dedi...
O zaman anladım ki ben aslında Bülbülderesi'ne gidecekmişim.

Saç Boyası Maduriyeti...

Şimdi hepiniz duymuş okumuşsunuzdur Bilecikte bir LİSE evet üstüne basarak söylüorum LİSE öğrencesi saçını boyuyomoş aylardır ve son aldığı boya kafasına alerji yapmış ve tüm saçları dökülmüş...tamam gerçekten kötü bir bayanın en değerli varlıklarından biri saçlarıdır...yani erkek kel gezer hatta imaj olur ama kadınlar için bu çok zordur...Doğrumu....? Doğru...Şimdi peki bu kız bunlara yorum yapıyo neden yapıyo madem yanlış değil diyen varsa..Benim aklıma takılan bir lise öğrencisinin 17 yaşında saçlarını boyama isteğidir...Yani boyayınca nolacaktı...değdimi saçlarını kaybetmesine...işte bunların altında yatan sebep sırfffff özenti....bu özenti nerden geliyor o çokkkkkkkkk severek izlenen magazin programlarındaki "ünlüler"den...sokaktaki arkadaşlarından...eşeği saldım çayıra mevlam kayıracı ana babalardan geliyor bu..onlar çocuklarına sahip olamıyo olan onlardan özenenlere oluyo....Boyadında noldu...illla tek makinadan seri üretim yapılmış gibi çıkan kızlara benzemek için değdimi bu çektiklerine...Boyayı yapıp satanlar bu konuda kutularda uyarıda bulunabilirler..beklenmeyen etki görülebilir...doktora gidin..önce ufak bi deneyin eğer sorun yoksa tamamına uygulayın der...Öyle 17 yaşını havayiliğiyle gider marketten ucuz bir boya alırsan...boyarsanda sonuç bu olur...bu eminim acı bir ders olmuştur..hani kazara buraya gözü takılıp aynı çağlardaki genç arkadaşlarımız bunu okursa...siz siz olun kendiniz olun...ucuzculardan ve özentiden kaçının...sizede ders olsun olan....


Aslı'nın Tatlicadıca Yazılmış Yorumuna Yorum : Sanki kendin boyamıyosunda saçını ahkam kesiyosun :)

Tatlıcadının Aslıya Yorumu: Evet ben boyuyorum..:) ama ucuzculara kaçıp dandirikten boya kullanmıyorum ben..Boyarım boyarım ayrıca...allah allah ben 17 yaşındada değilim:)

"Unutamıyorum"


Yine bendeniz gazete kurdu Milliyet Gazetesinin Sağlık Bölümünü gezerken değişik değişik şeylere rastladım..biride bu bahsedeceğim şey..Efendim Harvard ve McGill Üniversitelerindeki uzamanlar bir hap üzerinde çalışıyormuş...Bu hap kötü hatıraları silen bir hapmış yani içiyosunuz bir tane...ne derttttt ne tasa hiçbiri kalmıyo...ne giden sevgili ne deprem felaketi...ne yaşadığınız tramvalar hiç biri kalmıyomuş yani kalıyomuş ama eskisi gibi acı vermiyomuş...zira kaza geçirenler ve tecavüe uğrayanlar üzerindede denenmiş....ne güzel....hatırlayacağın şeyi azıcık hatırlıyosun...acı çekmiyosun...ne güzelmiş...Ama şunuda belirtmeden de geçemeyeceğimki fareler tamamen unutyomuş..biz hatırlıyomuşuz yinede...Bi fare kadar olamadık...Neyse buna benzer bi film vardı bilirsiniz Jim Carrey'nin oynadığı bir film vardı sil baştan...kızcağızımız bu filmde esasoğlan Jimden ayrlıyo ve aklındaki ona dair herşeyi sildiriyodu...şahsen ben hapı değil bu yöntemi denemek isterdim...hapta yine hatırlanıyomuş..ama az acı eriyomuş..en iiisi kısa yoldan sildir gitsin...ne hatırla acı ek ne başka bişi karşılaştığında "aaaaaaa sende kimsin" diyebil..süper walla..ben araştırmaya geçeyim bakalım nerde yapılırmış bu olay...Zira yaşadığım bi takım şeyleri sildirmek sitiyorum...ya aslında hapta olur bu olayı çözemezsem...ne kadar az anı okadar az acı.... :)

Su İçmekten Nefret Eden İnsan....


Efendim malumunuz su yaşantımız için en önemli varlıklardan biridir...Yine malumunuz herkes bas bas bağırmakta sular tükeniyor diye...Küresel ısınma var...Kaynaklar bitti...Suyunuza sahip çıkın diyorlar...Çok haklılar...Onun için suyunuzun kıymetini bilin..Ben şahsen banyo...havuz...deniz konusunda ve ev işleri için gerekli olan suyuma sahip çıkmak istiyorum ama içme suyum için aynı şeyi söyleyemeyeceğim...Çünkü su içmeyi sevmiyorum...Hatta İçtikçe midem bulanıyor...Ha denilebilir su sevilmezmi diye...Ama sevilmez işte...Su içmek bana dünyanın ennnn fuzuli işi gibi geliyor...3 gün içmesem aklıma bile gelmez...altı üstü rengi kokusu olmayan bişi benim için...ha ben onun yerine nemi içiyorum hiçbişey...demekki kaynağında derdim suyla değil bişiler içmekle ilgili ama yeri geldimi çay..kahve...kola...meyve suyu..ayran gibi şeyleri tüketiyorum...ama gel gelelim iş suya geldimi midem bulanıyor...ha hiçmi içmiyorum içiyorum efendim...çok susarsam içiyorum...yazın gelmesinden dolayı bedenim suyla haşır neşir oluyor bu aralar çok içiyorum yani bana göre çok günde 1,5 ltyi bulmuyor :( Peki ben yeterli su içmeyerek sağlığımda neleri gözardı ediyorum...
.
.

Sağlığınızı ve dinçliğinizi geliştirebilir.Su bu kadar çok vücut fonksiyonu için önemli olduğundan optimal sağlığa ulaşmak için yeterli su almak optimal sağlık için anahtardır.
.
.
*Su, enerjinizi koruyan kan hacminin korunmasına yardım eder
*Doğru hidrasyon özellikle egzersiz sırasında konsantrasyon ve tepki sürenizi iyileştirir
*Su düzenli günlük faaliyetler sırasında yaktığınız kalori miktarını arttırır
*Su konsantre ilaçların meydana getirdiği mide ağrısını önleyebilir
*Su sıvı tutmaya neden olan fazla sodyumun vücuttan atılmasına yardımcı olur
.
.
Çeşitli hastalıklara karşı korunmaya yardımcı olur. Araştırmalar daha yüksek oranda su tüketiminin aşağıdaki hastalık risklerini düşürdüğünü göstermiştir:
.
.
*soğuk algınlığı
*kabızlık
*idrar yolu enfeksiyonları
*böbrek taşları
*mesane kanseri

.
.
Görünüşünüzü geliştirebilir.
.
.
Su cilde en son ulaşmaktadır; eğer vücudunuz yeterli su almazsa, cildiniz bundan diğer organlardan fazla etkilenir. Su cildin susuz kalmasını önleyerek, cildinizi:
.
.
*daha düzgün
*daha yumuşak
*daha esnek
*daha kırışıksız hale getirir
.
.
.
Kilo kaybetmenize yardımcı olabilir.
.
.
İnsanlar genellikle susuzlukla mide kazıntısını karıştırırlar, bu nedenle aslında sadece vücudumuzun içecek ihtiyacı varken abur cubur yeriz. Su içmek tok hissetmenize yardımcı olarak, iştahınızı azaltır.
.
.
Araştırmalar yeterli su içmenin şu faydaları sağlayabileceğini göstermektedir:
.
.
*Egzersiz sırasında size daha fazla enerji verir
*Egzersiz sırasında yaktığınız kaloriyi arttırır
*Vücudunuzdaki yağ stoklanmalarını azaltır

.
.
Bu veriler için Hastalık Kontrol Merkezi, Su Kalitesi Derneği, Amerikan Kanser Topluluğu, Amerikan Diyetik Derneği ve Amerikan Kalp Vakfı gibi çeşitli kaynaklar kullanılmıştır. (ABD)



Ünlü Oyuncudan Şok Açıklama...


‘Mavi Ay’ dizisinin unutulmaz oyuncusu Cybill Shepherd son filminin galasında geçmişte ünlü bir aktörün tacizine uğradığını açıklayarak hayranlarını şok etti. Hollywood’un ünlü aktörü Bruce Willis ile başrollerini paylaştığı bir zamanların popüler dizisi ‘Mavi Ay’ın güzel yıldızı Cybill Shepherd geçmişte sevgilisi olan ünlü bir aktörden şiddet gördüğünü ve cinsel tacize maruz kaldığını açıkladı. Bir tecavüz kurbanının annesini canlandırdğı son filmi ‘Open Window’un galasında basın mensuplarıyla konuşan Shepherd yaşadığı olaydan sonra korktuğu için polise gidemediğini belirtti. Kendisini taciz eden ünlü aktörün ismini vermek istemeyen 57 yaşındaki oyuncu sözlerine şöyle devam etti: ‘Ona ayrılmak istediğimi söyledim. Evdeydik ve boynumdaki kolyeden tutarak beni yere fırlattı ve ‘Kaçamazsıni araba anahtarların bende’ dedi. Cinsel olarak da tacize uğradığım için uzun bir süre ne kendime ne de erkeklere güvenemedim’.
.
.
Tatlicadica Yorum : Ya teyzeee gelmişin 57 yaşına...şimdi bunu açıklamanın anlamı neki...bide ismini verseydinde tam olsaydı yani....hem korkmuşun hemde açıklıyon ne yani geçtimi şimdi korkun...Tamam yaşadıysan korkunç bişi ama walla adı üstünde galada konuşmuşun bunları...reklam kokan hareketler bunlar........

Onu Etkilemenin 10 Altın Kuralı...

Evetttt bugünde Milliyet Gazetesi'ni karıştırıken yine kadın - erkek lişkisine dair bi yazı buldum ve onu irdeleyelim dedim..çünkü çok amerikan filmi seyretmişler galiba..illla sevgilisi ilk eve geldiğinde hemen yatağamı odaklanmalı insan...bakalım bakalım ölemiymiş....(Gerçi habere ve maddelere göre öle ama..)bide biz bakalım.. İçi Fesat Bunların İçiiiii...... :)


Madde 1: İlk kez evinize geldi. Müzik zevkinizi merak edecektir. Zengin bir CD koleksiyonu sizin için artı puandır...

Tatlıcadıca Yorum : Şimdi evet zaten bi kız sevgilisinin evine gittimi...eğer amaç başka değilse ki zaten değildir çünkü ben olmadığını varsayarak yazıyorum...neyse işte elbette önce ortalığı kolaçan edecektir şöle ev nasılmış..nerde ne varmış...en yakın kapı nerdeymiş(nolur nolmaz)..hadi gittik diyelim baktık cdlere hepimiz amerikan filmlerindeki gibi yaşıyoruz ya...emin olun annelerimizde böleeee cdleri ortalığa bıraktırmıştır emin olun :) neyse... hadi baktık cdlere aaaaaa ne kadarda fakir bi müzik arşivi var pehhh bende bunu zevkli sanırdım bak görüyomusun hem zevksiz hem müzik bilgisi kıtmı diyeceğim...walla benim evimdede cdlere bakarsan çok dar bi arşivim var...artık mp3 denilen bişi var galiba bunu yazanın haberi yok....demeyiz yani pehhhhh buna eksi yazalım hemen diye düşünmeyiz.


Madde 2 : Belki mide bulandırıcı olabilir ama tuvaleti temizlemek işe yarayabilir,bu sevgilinizin dikkat edeceği ikinci unsur olacaktır...


Tatlıcadıca Yorum : kendime göre yorumluyorum bunları hani aaa benim erkek arkadaşım yanlız yaşıyo diyosanız haklısınız değil tuvalet tüm evni temiz olması lazım..ama diyorum ya kendime göre yazıyorum...efendim benim hiçbir erkek arkadaşım yanlız yaşamıyodu.. zaten olup olan biri ailesiyle yaşıyod diğeride öleydi ama ben evini bilmiyorum...neyse şahsen tüm evi anne temizlediğinden emin olun tuvaletler pırıl pırıldır..ha baktınız temiz sanmayınki alıp eline o fırçalıyo oraları...yine bu yazıyı yazan yanlız yaşıyodu galiba...ve çekmiş tüm bu maddelerden belliki nasihat veriyo :)


Madde 3 :Çamaşır gözünüzün de düzenli olmasına özen gösterin,kirli ve eski çamaşırlar kötü bir izlenim uyandırabilir.


Tatlıcadıca Yorum : Yaaaaa dimi...gider gitmez hemen çamaşır çekmecesine yapışcaz ya biz...yada kirli sepetine...yaww ne sanıyol bunlar kızları anlamıyorumki...banane elalemin oğlunun çamaşır çekmecesinden...ben kardeşiminkinin bile yerini bilmem....allah allah neyse geçelim diğerine;


Madde 4 :Gardrobunuzdaki zevksiz ve dağınık kıyafetler tehlike çanlarının çalması demek!


Tatlicadica Yorum : Yaaa dimi ahada bunun zevksiz ve dağınık bi dolabı var ay nede rüküşşşşş....ayy hemen ayrılmalımıyım ne yapmalıyoım diyoruz bizde...ayyy yani öldürcekler beni...bize ne elalemin gardolabından bize neeeeeee...kadınlar için bunlarmı önemli sanıyolar...bizim gardolaplarıda görmek lazım emin olun onlarınkinden farkımız yoktur :)


Madde 5 : İki insan arasında bir etkileşim yaşansa da her şey çok çabuk bozulabilir,DVD koleksiyonunuza dikkat!


Tatlicadica Yorum : Dimi ama...ya dvdleri bozuksa ya istediğimiz filmi izleyemezsek...gidip kendimize acilen bi dvdleri sağlam sevgili buluruz bi demiiii?


Madde 6 : En son teknolojiyle donatılmış bir banyo ilk buluşmanın gidişatını önemli ölçüde etkiler.


Tatlicadica Yorum : Haaa yok bunlar işi yavaştan sapıklığa sokacak galiba...ya bi insan sevgilisinin evine illa başka amaçlamı gidecek..töbe töbe...Sizin içiniz fesat :)


Madde 7 : Banka hesap cüzdanları da sizin hakkınızda önemli ipuçları verebilir. Harcamalarınızı deşifre etmek istemiyorsanız belgeleri çekmecenize kaldırın...


Tatlicadica Yorum : Hee bunlar böleeee büyük büyük insanlardan bahsediyo anlaşılan...yani ben en fazla kredi kartı ekstresi gördüm ardındanda bittim bennn sözlerini duydum...yok banka cüzdanı felana gerek yok zaten bi süre sonra kont bitti durum sıkışıktan falan anlaşılıyo harcama durumları yani paniğe gerek yok herkesin başıan gelir...:)


Madde 8 : Sizinle ilgili özel ve önemli ayrıntılar aile ve bebeklik fotoğraflarınızda saklıdır...


Tatlicadica Yorum : Ne alaka...resme baktım hemen çözdüm olayımı...belki sünnet resmi var elki arkadaşları kulak yapmış resimde...yani hadi arkadaşları şakacıymışı çıkardında
sünnet resminden ne çıkarıcan allah allah...çok biliyo bunu yazanlar....(bende tabi)


Madde 9 :Kitap arşivinizin zenginliği ve güzelliği karşınızdaki insanı etkileyecektir...


Tatlicadica Yorum : Evet bak kitap arşivi beni etkiler ama yanlızca kitaplar...ben inanmıyom bi çoğunun o kitapları okuduğuna :)


Madde 10 : Kilit nokta buzdolabınızın temizliği ve düzenidir,kirli raflar,küflü yemekler her şeyin sonu olabilir...


Tatlicadica Yorum : Banane be altıüstü bişi yemem olur biter...ama diyorum ya kendime göre düşünüyorum ve eminim annesi evi yeterince temizdir...bunları yazan arkadaşın içi rahat olsun... :)

"Oğlumun Adını O Kavşağa Vermeyin.."




Muğla’nın Bodrum ilçesinde geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden sanatçı ve oyuncu Barış Akarsu’nun babası Selahattin Akarsu, oğlunun yoğun bakımda fotoğrafları çeken ve basın kuruluşlarına dağıtan kişiler hakkında dava açacaklarını bildirdi. Bartın’ın Amasra ilçesinde yaşayan baba Akarsu, oğlunu Özel Bodrum Hastanesi'ndeki yoğun bakım ünitesinde gösteren fotoğraflarının yayınlanmasıyla ilgili olarak adli sürecin devam ettiğini belirtti. Fotoğrafları çeken ve basın kuruluşlarına dağıtan kişilerin tespit edilmesini beklediklerini kaydeden Akarsu, şunları söyledi: "Fotoğrafları çeken ve ihmali bulunanlar hakkında gerekli yasal girişimlerde bulunacağız. Şu anda adli araştırmanın sonuçlanmasını bekliyoruz. Oğlum yaşam savaşı verdiği sırada, böyle bir olay hepimizi ve hayranlarını üzdü. Ahlaki değerlere herkesin biraz daha sahip çıkması gerekiyor." Hata varsa dava açarım "Oğlumun trafik kazası geçirdiği Torba kavşağına adının verilmesi fikrine şu an için olumlu bakmıyorum. Bu kavşağın yüzde 100 güvenli hale getirilmesi şart. Kavşakta mühendislik hatası olup olmadığına yönelik tespit isteyeceğiz. Hata tespit edilirse ilgililer hakkında da dava açacağım." Oğlu için Akkonak köyünde yaptırdığı ağaç evde kalarak özlem gidermeye çalıştığını belirten baba Akarsu, oğlunun doğduğu 29 Haziran ile yaşamını yitirdiği 4 Temmuz tarihlerinde Amasra'da anma etkinlikleri düzenlemeyi planladıklarını söyledi. Akarsu, "Rock müziği, yelken ve plajda kumdan heykel yapma yarışmaları, Barış Akarsu’nun yaşamını anlatan söyleşiler ve konserler düzenlemeyi planlıyoruz" dedi.
.
.
.
.
Tatlicadica Yorum : Genç yaşında hayata bu kadar erken veda eden adam gibi bir adamı toprağa verdik..Hepimiz üzüldük hepimiz ağladık...Ama gencecik bir insanın ölümünü kanalların ve gazetelerin ve dergilerin bu kadar magazin malzemesi yapmasına çok kızıyorum...kazadan önce nice güzel hayırlı işler yparken Barış basında bir tane resmini bi tane ilanını görmedik...Gencecik insanın ölüm haberini vermek için saatelerce az sonra diye diye beklettiler..şimdide her yerde onunla ilgili bi program bi haber...geçtiiii zamanında yapılacaktı tüm bunlar..ki saygısı kalmamış insanların insanlara o resimleri nasıl çekebildiniz...nasıl dağıtabildiniz...hepsini geçtim hiçmi saygı yoktur ki hemen ölüm haberini verirkenden itibaren yayınladınız..ben utandım insanlığımdan...
.
.
Torba Kavşağı İçin Tatlıcadıca Yorum: Karayolları sürekli o kavşak güvenli diyorda yüzlerce kez geçtiğim o kavşakta ben bi güvenli nokta göremedim..resmen geçerken Allaha emanet geçiyor insanlar orda..ama bizim memleketimizde bunları yapanların suçu yoktur...nede olsa insan hayatının önemli yoktur...daha nice canlar yandıktan nice Barış'lar öldükten sonra belki akıllanırlar...yada kendi başalrına geldiğine anlarlar...boşverin oraya Barış Adını vermeyin...değiştirin adını koyun "Ölüm Kavşağı"...

Sevgililer Günüymüş...Ya İçimdeki Sızı...

Çok Zor Geçen Bir Sevgililer Günü İçin Kendim Yapmıştım...


Ona Söyleyin...

Kendi Kendime Denediklerim...


Erkeklere Asla Söylenmeyecek Sözler...

Efendim bugün sabah Hürriyet gazetesini karıştırırken birden karşıma bu yazı çıktı..dedim bakayım bakayım nelerin söylenmesinden hoşanmıyormuş bu erkek milleti sonrada okudukça tepem attı bi sinir bi sinir bende..onu söleme bunu söleme kölemsi yaşa deniyomuş kısacası..şimdi irdeleyelim bakalım..onlar ne istemez biz ne yapmamalıymışız(!)

Hürriyet Demişki...

1- Düşünüyordum da...

Eğer kadın "Düşünüyordum da" diye başlayan bir cümle kurarsa, ortada gerçekten ciddi bir durum var demektir. Size bir evlilik konusu açabilir ya da ayrılmaktan bahsedecek olabilir. Bunun başka versiyonları da vardır; "Beni niçin seviyorsun?" gibi... Bir kadın bu sözle konuya girerse, erkeğin kurtulabileceği ya da kendini haklı çıkarabileceği pek bir şey kalmaz. Önemli olan üste çıkmaktır ve kadın bunu her daim başarır.


Tatlicadica Yorum: evet kadınlar düşünüyorumda diye bir konuya başlarsa ortada ciddi bir olay vardır....ama bu kelimeyle illa gel evelenelim denmezki॥düşünüyorumda şu saçlarını az kısaltsan...dşünüyorumda bu sakal sana aslında hiç yakışmadı...düşünüyorumda nejat işlere küpe nasılda yakışıyor sende denesendüşündümde ne zamandır şöle şöle yapmamıştık şuraya gitmemiştik॥haftasonu gitsekmi gibi de demek isterler...hemen öleee ayrılıkmış evlilikmiş diye gelmemeli akıllara..he şimdi siz bu mudur çok ciddi konular derseniz evet kadınlar için en ciddi konulardır bunlar...


2- Adam ol!

Bir erkek için erkekliğinin sorgulanması son derece kırıcıdır. Bir kadın erkeğe bu cümleyi sarf ettiğinde, karşılaşacağı her türlü sözlü saldırıya hazırlıklı olmalıdır.


Tatlicadica Yorum: evettttttttt bak bi de böle bişi nasıl hemen surat asılıyo...nasıl sinirleniyorlar...nasıl böleee tamer karadağlının sinirli haline dönüşüveriyolar...nasıl o meleğimsi sevgili(!) gidipte yerine van gölü canavarı gelebiliyor anında şahit olursunuz...anında küsmeler...birden işi çıkıp sonra görüşürüz (imalı imalı) deyip gitmeler...ve ömür boyu başınıza kakmalarada hazırlıklı oldun " adam ol" derseniz...onlar giydiğiniz bir kıyafetle sizi ayy ama buda çok basit olmuşşşşş diye eleştirip sizi başka kefeye koyarken siz ona adam ol diyemezsiniz...neden çüçkü "o erkek"....


3- Ailem seninle tanışmak istiyor.

Bunun anlamı, "Artık ilişkimizde ciddi bir adım atmamızın zamanı geldi"dir. Bunu birlikte çıktığınız bir yemekten dönerken onu eve çağırarak spontane hale getirebilecekken, gelecek planları konusunda onu endişelendirirsiniz. Kendi duyguları ve sizin sadakatiniz konusunda güvensizlikleri sürerken "Ailemle tanışacaksın" demeniz gerçekten korkutucu olur.


Tatlicadica Yorum: ha evlilik mevzusunda olursa tehlike yaratacak bir sözdür...sonuç itibariyle henüz evlilik düşünülecek bir olay olmadığından çokta yorum yapamayacağım..ama bildiğim sevgilinizi götürüp evdekilerle,ailenle yada ne bilim böle uzun aralıklarla görüştüğünüz kişilerle hopp diye tanıştırırsanız (baba hariç) ayrıldığınızda "aaa hani bi çocuk vardı bizde tanışmıştık...aaaa ayrıldınızmı tüh tühh vahh vahhh ne kadar yazık olmuş halbuki yakışıyodunuz..."şeklindeki acıması bakış ve şevkat vermek istenen hareketlerle karşılaşabilirsiniz...siz siz olun ortada fol yok yumurta yokken böle bi teklifle sevgilinizin karşısına çıkmayın...terkedildiğinizdeki ruh sağlığınız açısından :) Yaşayanlar anlamışlardır demek istediğimi :)


4- Ne düşünüyorsun?

En kilit sorudur. Gerçi bütün kadınlar, karşılarında boş boş bakan ve derin düşüncelere daldığı her halinden belli olan erkeklere ister istemez "Ne düşünüyorsun" diye soruverirler. Ancak bu hareket çok yanlıştır ve size karşı tüm sempatisini yitirmesine neden olabilecek kadar ağır sonuçlara yol açabilir.


Tatlicadica Yorum : yok artık tüm sempatisini yitirebilirmiş...allah allah...efendim gelicek benim yanımda daldıracak gözleri boş boş bakacak etrafa..susacak konuşmayacak..ben "Ne düşünyorsun?" diye soramıcam bak sennnnn....ya eski sevgilisini düşünüyosa..ya başka bi kız varsaaaa...yaa bi haltlar yedide nasıl sıyrılırım diye düşünüyosa...aklımda kalacağına sorarım benim içim içimi yiyip içimdeki uyuz kişi beynimi kemireceğine sorarım...ne demekmiş sempatisini yitirmek....hele hiçççççç diye bi cevap gelirse asıl o zaman kadınların onlara olan güveni azalır haberleri yok...


5- Beni çekici buluyor musun?

Kendimiz ve dış görünüşümüzden rahatsız olduğumuz zaman bu soruyu hemen partnerimize sorarız. Amacımız "Evet" cevabını almaktır. Ancak bu karşı taraf için hiç de kolay olmayan bir soru... "Evet" dese "Neden belli etmiyorsun" diye karşılık verir, "Hayır" dese "Kesin aldatıyor" paranoyasına kapılırız çünkü... Eğer karşımızdakinin düşüncelerine saygı duyuyorsak, bu soruyu daha yumuşak şekilde sorabiliriz. Mesela "Üstümdeki jean güzel mi?"



Tatlicadica Yorum : Ha "beni çekici buluyomusun" ha üstümdeki jean güzelmi" aynı şey işte..neden yumuşatarak soracakmışım...buluyomusun bulmuyomusun sen önce ondan haber ver..sonra ben cevabına göre devam ederim hem ne biliyosun "neden belli etmiyosun" diye soracağımı...belki aldığım cevap yeterli gelecek...sizde canım kadın milletini ne sanıyorsanız artık...hem bunu beni çekici buluyomusun diye sormayız biz...aşkım nasıl yakışmışmı üstümdekiiii diye sorarızda aldığımız cevaba göre hareket ederiz..eğer öle hödük hödük ertafa bakıpta sıradan bişeymiş gibi evet derse...sonu gelmez..az şöle baksa evet aşkım çok yakışmış dese...dimi ama?


6- Bende bir farklılık görüyor musun?

Dünyanın neresine giderseniz gidin kadınlar bu soruyu erkeklere sorarlar. Neden? Bizdeki hiçbir değişikliğin farkına varmazlar da ondan. Bu tarz şeyler onların ilgi alanında değildir. Özellikle saçınızı kestirdiğinizde fark etmemesi, ilerde de fark etmeyeceği anlamına gelmez. Biraz sabır...


Tatlicadica Yorum : varsınlar efendim ne demek varmazlar...ama bilmemkimin yanındaki kızın saçının farklılığına varırlarda..jennefer lopezin kıyafetinin farkına varırlarda gözünün önündeki sevgilisinin üstünde başında saçında ne değişiklik varsa farkına varmazlar..bize varsınlar efendimm..varmak zorundalar...neden fedakarlık yapan hep biz olcaz...az açsınlar gözlerini napalım yani...



7- Konuşmamız gerek...

Herkes bilir ki bu, ciddi dönüm noktalarından önce sarf edilen bir cümledir. Sizden ayrılacak mı yoksa başka bir sorunu mu dile getirecek, erkek, karşısındaki kadın konuşana kadar bunu anlayamaz. Gün içinde "Seninle konuşmam gerek" cümlesini duyan bir erkek, akşama kadar boncuk boncuk ter döker. Sizin böyle bir cümle kurmanıza fırsat vermemesini umut ediyoruz.


Tatlicadica Yorum : konuşmamız gerek önemli bir sözdür...ama herzaman içinde o kadar terlemeyede gerek yoktur..her zaman altından çok önemli şeyler çıkmaz..bu cümle söyleniyrsa..bilinki üstteki bir kaç maddeden birini yapmamış yada yapmışsınızdır..yada yapmak zorundasınızdır..ama dediğim gibi sizinle önemli çok önemli bişi çıkmayabilir...belki başka biriyle ilgilidir...meselaaa aşkımmmm bak şu arkadaşla bi konuş gerçekten çok üzüyormuş sevgilisinide olabilir bu...yani azıcık dedikodu azıcık kulak çekme gibide sayılabilir...


8- Eski sevgilim...

Kadınlar eski erkek arkadaşlarını konunun bir parçası yapmaktan özellikle kaçınırlar. Ancak bazen spontane olarak ağızdan bu sözcükler dökülebilir. Aman ha! Kimseyle yeni sevgilinizi kıyaslamayın.


Tatlicadica Yorum : evet bak haklılar sakın ha mümkünse eski sevgilinizdende bahsetmeyin..burda kadınları yermek zorunda bi yazı yazıldığından şunu sölememişler...siz eski sevgilinizi anlatırsınız...masumcana sonra offff bi olayda karşınıza çıkıverir..."yok eski sevgiline böle böle yapmışsın ama...eski sevgiln için yapardın dimi"şeklinde üstünüze gelebilirler..bunu bi koz olarak kullanabilirler bencede sakın eski sevgilim demeyin...