Dün girdiğim postta çok mutluyum demiştim şimdi detaylara girelim:) Ya malum
Feysbuk zımbırtısından herkes onu, bunu, şunu, çocukluk arkadaşını, ilkokul, ortaokul, lise, üniversite arkadaşını, mahalle arkadaşlarını, apartman sakinlerini, eski sevgilisini, ilk aşkını ebesini falanı filanı buluyor. Aslında benimkide bunlardan çok farklı bir durum değil:):)
Ama ;
Uzun zamandır yani 3 – 4 aydır bende feysbuk kullanıyorum ve ilkokula dair hiç bir arkadaşımı bulamamıştım. Biz babamın işleri sebebiyle henüz ben 4. sınıfı bitiripte 5. sınıfa geçtiğim sene İstanbul'a taşınmak zorunda kalmıştık. Çocukluk aklı ya teknolojide yoktu bu gün ki gibi. Arkadaşlarımla doğru düzgün vedalaşamamıştım, adres, telefon hiçbir şey almamıştım şimdi çok pişmanım bu durumdan. Neyse ara sıra Kütahya'ya gittiğimizde eski mahalleme gidip arkadaşlarımı filan görmüştüm ki en son 2 yıl evvel gittiğimde çocukluk arkadaşım komşumuza süpriz yapmıştım:) Neyse konu bu değil ilkokula dair hiç bir bağım yoktu kimseyle. Oradan oraya taşınırken resimlerimi filan da kaybetmiştim.
İlk olarak bir arkadaşımı buldum ama pek hatırlayamıyordum. Onur:) Hatta annem hatırladı ben hatırlamamıştım ama artık çözdüm. Neyse onunla bir iki konuştuk ettik ama hatırlayamıyordum...
Dün sabah mucize gibi bir şey oldu:) Sınıf arkadaşım Asena'yı buldum o beni ben onu tanıdım ve yaklaşık 5 saatte bana hızlandırılmış benden sonrasını anlattı. Tüm arkadaşlarımı hatırlattı... :):):):) İlkokula dair her şeyi hatırlattı:)
Neler miydi bunlar?
Mesela ben hiçbir arkadaşımın adını hatırlamıyordum. Herkesi tek tek resimlerle anlattı bana… Adlarını önce hatırlayamasam da Nihan, Ferhan, Firdevs , Görkem, Fazıl, Ahmet, Ebru ,Betül ,Kübra, Elif, Alperen hepsini hatırladım:) Ki başkalarını da buldum bu sayede:)
Onca zaman geçtiği için hiç kimsenin beni tanımayacağını ve hatırlamayacağını düşünürdüm ben hep ama öyle olmadığını söyledi bana:) Hala ara sıra görüştüklerinde “Aslı vardı gitti keşke bulabilsek” dediklerini, eskiye dair konuşuldu mu adımın hep başta gelip kulaklarımın çınlatıldığını. Keşke ulaşabilsek diye uğraştıklarını anlattı.
Tesadüf ya bir kaç gün evvel yine aklına gelmişim arkadaşımın soyadımı hatırlayamamış bir türlü ama babası babamı tanıdığından o söyliyüvermiş:)
2 ay evvel ilkokul öğretmenimle görüştüklerini onunda "Aslı'dan Aynur'dan( annem) haber alıyor musunuz ararlardı beni ama uzun zamandır görüşemiyoruz " dediğini anlattı. Ki en çok bu mutlu etti beni:) Uzun zaman öncesine kadar hiçbir öğretmenler gününü atlamazdık ama sonra telefonlarını kaybetmiştik. Neyse ki arkadaşım numaralarını verdi bana bayram geçti ama yeni yılda süpriz yapacağım öğretmenime:) Şimdilik sadece arayarak tabiî ki de..Onunda hep anneme söylediği söz gelir aklıma ne zaman kendisini düşünsem. " Aslı'ya bir şey demeye korkuyorum.Ne zaman bir şey söylesem gözleri hemen doluyor karşımda ağlamaya hazır bir kız görüyorum ne zaman gözlerine baksam" dermiş... :) Ki ben eşek kadar olsam da hala hep gözümün ucunda ağlamaya akmaya hazır gözyaşlarım beni bekler hala :):)
Biraz daha geçti bu defa en samimi arkadaşım Hatice’yi buldum
feysbuk' tan nasılda savrulmuşuz bir köşeye..Gece Msn 'de konuşma fırsatımız oldu… İzmir' deymiş okuyormuş..Nasıl kaybettik birbirimize diye geçen yıllara yandık... :( Onunla da hep birlikte gezerdik, en samimi arkadaşım oydu ki resimlerde hala el ele tutuşmuş görünürüz:)Beslenmelerimizi beraber yapardık hep ben bisküvi alıyorsam o süt alırdı. Gerçi o zaman CapriSun’lar meşhurdu. Önce hüplet sonra gümler:)
Arkasından hem komşumuz hem de sınıf arkadaşım olan Kerem'i buldum yine:) Ki teyzesi annemin samimi arkadaşıdır:) Çok değişmiş gerçi aynı şeyi oda bana söyledi ya:) Sokakta görsem tanımam mümkün değil yani.. İstanbul'da okuduğunu biliyordum ama valla görsem tanımam…Ona dair de hatırladığım ben biraz ödev alma konusunda tembeldim yazıp gelmezdim eve..Her akşam kapılarına dayanırdım o yüzden ödev almak için:):) Bide yine sevgili öğretmenimin bir sözü geliyor düşününce.. Bir gün tahtaya kaldırdı ikimizi de gidin dedi "Aslı ile Kerem'in hikâyesini öğrenin 5. sınıfın sonunda sizden öğreneceğim anlatacaksınız bize" demişti. Bende ne hikmetse çok ağlamıştım niye öyle dedi diye:):) Sonuçta 2. sınıf öğrencisiyim ne bilim Aslı kim Kerem kim:):):):) Ama tabi ben 5. sınıfın sonunu görememiştim:(
Bazen bu konuda babamı affedemiyorum sanırım… Çok ağlamıştım taşınırken buraya gerçi hala aklıma geldikçe ağlıyorum ya da gözlerim doluyor şimdi ki gibi... Ama ne bileyim belki buraya taşınmasaydık çok farklı bir yaşantım olabilirdi. Bunca yılı kaybetmiş olmazdım 11 yıl az değil… Gerçi geçmişe mazi derler ama… Geçti gitti napalım kadermiş diyoruz:)Burada da çok süper dostluklar edindim ama onların yeri farklı sonuçta annemin dizinin dibinden kopup gittiğim ilk yer, tanıştığım ilk insanlar.
Bir de okulumuzdan bahsetti Asena. Sınıf annesi diye bir kavram vardı ve oda benim annemdi:) Kumaşlar almışlardı öğretmen masa örtüsü ve sıra örtüsü dikilsin diye. Öğretmen masa örtüsünü görememişti en son seçimde oy kullanmak için gittiğinde sıra örtülerimizin hala kullanıldığını, bir yarışmadan sınıfımıza kazandırdığımız saatin hala duvarda asılı olduğunu görmüş oturmuş ağlamış:) Düşünün o orda yaşayıp ağlıyor ben gitsem kesin bayılırım :)
İşte ben bunlardan dolayı dün çok mutluydum bütün gün aklımda arkadaşlarım, okulum, öğretmenim vardı. Dün hep aklımda çocukluğum Kütahya anılarım vardı kâh hüzünlendim, kâh ağladım ama çok mutluydum:)
Düzgün bir şekilde kullanıldığında bu
Feysbuk yararlı bir şeymiş. Her ne kadar bulacağız da ne olacak diyenler varsa da benim geçmişim, çocukluğum var o insanlarla paylaştığım, gün gelir başka şartlarda yine birlikte olma imkânımız olur kim bilir…
Bu arada son zamanlarda sürekli eskilere anılara takmış durumdayım sürekli geçmişim geliyor gözümün önüne hayırdır inşallah demekten de kendi alamıyorum. Ölecek miyim neyim:) Aman Allah korusun:)
Hepinize Mutlu Günler Dilerim...
Hafta sonuna az kaldığı için çok sabırsızım. Gün geçer mi acaba? :)
Not: Eğer yolu buraya düşen Kütahya Linyit İlkokulu Okulu - ki benim zamanımda böyleydi- öğrencisi olursa ve beni tanırsanız lütfen irtibata geçiniz:)