Pazartesileri geriliyor muyum neyim ne yapıyorum artık yazamıyorum. Zaten sallabaşı al maaşı gibi sanki devlet dairesi de burası cumartesi-pazarda tatile giriyorum:) Aslında tüm hafta iş nedeniyle bilgisayar kullananlar anlar beni eve gidince ya da hafta sonu insanın canı hiç bilgisayar karşısında oturmayı istemiyor. Bilemiyorum birimi alır, belki de acır, kırarda mı bırakır
Neyse cumartesi günü İroş’la bir iş için dışarıya çıktık ama orasının kapalı olduğunu görünce yeni mekanımız Edo Cafe’de oturup demleme çay ve kuşburunlarımızı yudumlayarak güzel ama yer yer hüzünlü sohbet ettik. Konu tabiî ki aşk meşk olunca hüzün eksik olur mu aslında bende hüzün müzün yoktu. Sevgilisinden yeni ayrılan ben değil oydu. Alışma devresinde canım arkadaşım. Zaman dedim ona bol bol ama çok iyi anlıyorum onu:)
Akşamına ise hep korktuğum bir şey başıma geldi. Hayatta en çok korktuklarımdan birisi dostlarımla aramın bozulmasıdır ve maalesef böyle oldu. Birine olmaz artık dediğim için yüzüstü bırakmışım gibi hissetti onu ve bana “Ben bazı şeyleri hazmedene kadar görüşmeyelim” dedi. Kuzeni can dostum ise konuşmuyor benimle… Ondan sakladığım için. Ama üstümden olmayacak bir şey için verdiğim sözün ağırlığının kalkmasıyla büyük bir yük kalktı. Zamanla düzelir inşallah aramız…
Pazar günü nerdeyse annemle tüm günümü beylikdüzü, mimaroba, avcılar arası ev bakmakla geçirecektim ki son anda vazgeçtim ve alıp teyzoşumu doğuuuu alışverişe:) Bahar geldi ya yeni cicilere ihtiyaç vardı bir güzel ucuzluktan yeni yeni ciciler aldık. Hepsi pek bir şıktı:) Tek alamadığım daha doğrusu bulamadığım ince bir mont oldu:(
Sonrasında onunla oturulup İskender eşliğinde yapılan sohbet yine her zaman olduğu gibi şahaneydi. Gerçi şurda yaza hiçbişey kalmadı hala benim gözüm İskender de yemekte aldığım Twist & Shape’in ise üstünde Deniz’in araba koltuğu duruyor:) Birde gördüğümde pek bi mutlu olduğum birini gördüm o gün otururken iyi ki de görmüşüm moral oldu:)
Yeni cicilerin hatırına da az kendimize bakalım hesabı saçımızı başımızı sarıp yattık ve hayatımda ki en rahatsız uykuyu uyudum o gün kafamdakilerle:) Pazartesi sabahı mı yanlış bigudi seçimi sebebiyle bonus gibi bir kafa:) Ya neyime yetmiyor düz fön:) Ve yorucu bir çalışama günü:) Erkenden yatış:)
Ve rüyamda gördüğüm çok yakışıklı delikanlı sebebiylen keyifle uyanılan bir sabah:) Ya sen rüyanda yakışıklı delikanlılarımı görüyorsun derseniz yok valla görmüyorum ya da görsem de hatırlamıyordum ama bunu pek bi net gördüm de hatırladım:) Fonda da birbirimize Tan’ın “Sana Böylesi Yakışır” şarkısını söylüyorduk:)
Önümü göremiyorum, yenemiyorum, hep mi kara düzen yapışır
Yakamı kurtaramıyorum, yapamıyorum, sana böylesi yakışır...
Git gidebildiğin kadar ne yapsam değişmezsin
Benim gibi seversin ama
Senin kadar sevilmezsin
Ne alakaysa artık böle aşk dolu birbirimize bakarken birbirimize söylediğimiz şarkı pek bir uyumsuzdu ha:) Anam yoksa rüyamdaki adam Tan mıydı? Yok ya değildir
Neyse;
Bol gezmeli, tozmalı ama bir o kadarda üzücü bir haftasonu geçirmek zorunda kalsam da işte buradayım… Kaldı diğer hafta sonuna 4 gün ama iyi bir hafta dilerim hepinize:)


Yazını okuyunca canım iskender istedi !
:S
Belki de o falda çıkan kişidir rüyana giren ;) olamaz mı ?
:)