Şurada attım tuttum hafta sonu onu yapın bunu yapın diye:) Derseniz ki ee etkinlik cini sen ne yaptın diye:) Valla güzel şeyler yaptım:)
Öncelikle kendime bu hafta sonu ev hapsi getirdim. Sokağa çıkmadan iki günümü de evde geçirdim. Açtım pencereleri oh mis gibi bahar havasını doldurdum odama:) Eve falan filan. Sonrası mı Caner’imin değişiyle “Malak” gibi yattım:) “Siyah Süt”ü onu bitirdim. Gerçi biraz pazara sarktı ama hafta sonu babında dedim:) Kitap güzeldi. Gerçi Elif Şafak’ın diğer kitaplarının methini daha çok duydum ama ilk bunu okuduğumdan sadece güzeldi diyebiliyorum.
Veee gelsin filmler. 3 tane film izledim:)
Önce “Bee Movie” yani “Arı Filmi”ni izledik kardeşimle cumartesi günü :) Bayağı bir güldük. Cem Yılmaz’ın sesi muhteşem oturmuş:) Zaten bilen bilir bilmeyen için filmin konusunu biliyorsunuz. İşte üniversite mezunu arımız insanların ballarını çaldıklarını düşünüp onları mahkemeye vermesi falan filan.
Sonra tabi film arası Anında Görüntü Show izledim. Yarasalığım tuttu yani o gece sabaha kadar oturdum sanırım:) Ama ilk günün filmi o kadardı.
Pazar günü ise filmlere devam;
Zwartboek - Black Book ya da nam-ı değer Kara Kitap.
Film 1944 yıllarında 2. Dünya Savaşı zamanında ve Hitler zamanında Hollanda vs. tipi ülkelerde geçiyor. Nazi – Yahudi anlatımından farklı olarak her iki taraftan da yapılan ihanet ve kirli ilişkiler ile ortaya çıkan savaşın kirli yüzünü ön plana koymuşlar. Geneli güzeldi film ilerledikçe kirli ilişkiler için “hadi ya yuhhh sendemi çüşşş “ şeklinde naralarımıza sebebiyet verdi film. Ama gereksiz erotiklikle konuyu biraz sapıttırmaya çalışmışlar ya neyse:)
Sonra ki durağımız yani film olarak “Gone Baby Gone” yani “Kızımı Kurtarın”. Biz Casey Affleck Ben Affleck’in nesi filan oluyor derken. Meğersem bu film Ben Affleck’in ilk yönetmenlik yaptığı filimmiş. Akrabalık ilişkilerini de çözdüm. Kardeşlermiş:) O filmde de “Yine yuhhhhhhhhhh,çüşşşşşşşşşş” şeklindeki naralarımız sürdü gitti. Başarılı bir polisiye / dram olmuş. Filmde “Boston yeraltı dünyasının en çirkin, en tehlikeli/belalı kesimlerinde kaçırılan 4 yaşındaki bir kız çocuğunu bulmaya çalışan iki özel detektifin sürükleyici öyküsü anlatılıyor.” Ama iç içe geçirilmiş olaylar gerçekten hoş durmuş. Ed Harris, Morgan Freeman, Michelle Monaghan gibi oyuncuların performanslarınıda unutmamak lazım:)
Güzeldi film ben beğendim. Hatta Ben Affleck oyunculuğu bırakıp senaristliğe hatta yönetmenliğe geçsin diye düşünüyorum. Gerçi film Dennis Lehane’in aynı isimdeki kitabından uyarlanmış ama olmuş yani:) İzleyin bir şey kaybetmezsiniz.
Neyse lafı uzattım. Gidip yatayım.
Kendinize iyi bakın.
Mutlu bir hafta geçirmeniz dileğiyle:)
Öncelikle kendime bu hafta sonu ev hapsi getirdim. Sokağa çıkmadan iki günümü de evde geçirdim. Açtım pencereleri oh mis gibi bahar havasını doldurdum odama:) Eve falan filan. Sonrası mı Caner’imin değişiyle “Malak” gibi yattım:) “Siyah Süt”ü onu bitirdim. Gerçi biraz pazara sarktı ama hafta sonu babında dedim:) Kitap güzeldi. Gerçi Elif Şafak’ın diğer kitaplarının methini daha çok duydum ama ilk bunu okuduğumdan sadece güzeldi diyebiliyorum.
Veee gelsin filmler. 3 tane film izledim:)
Önce “Bee Movie” yani “Arı Filmi”ni izledik kardeşimle cumartesi günü :) Bayağı bir güldük. Cem Yılmaz’ın sesi muhteşem oturmuş:) Zaten bilen bilir bilmeyen için filmin konusunu biliyorsunuz. İşte üniversite mezunu arımız insanların ballarını çaldıklarını düşünüp onları mahkemeye vermesi falan filan.Sonra tabi film arası Anında Görüntü Show izledim. Yarasalığım tuttu yani o gece sabaha kadar oturdum sanırım:) Ama ilk günün filmi o kadardı.
Pazar günü ise filmlere devam;
Zwartboek - Black Book ya da nam-ı değer Kara Kitap.Film 1944 yıllarında 2. Dünya Savaşı zamanında ve Hitler zamanında Hollanda vs. tipi ülkelerde geçiyor. Nazi – Yahudi anlatımından farklı olarak her iki taraftan da yapılan ihanet ve kirli ilişkiler ile ortaya çıkan savaşın kirli yüzünü ön plana koymuşlar. Geneli güzeldi film ilerledikçe kirli ilişkiler için “hadi ya yuhhh sendemi çüşşş “ şeklinde naralarımıza sebebiyet verdi film. Ama gereksiz erotiklikle konuyu biraz sapıttırmaya çalışmışlar ya neyse:)
Sonra ki durağımız yani film olarak “Gone Baby Gone” yani “Kızımı Kurtarın”. Biz Casey Affleck Ben Affleck’in nesi filan oluyor derken. Meğersem bu film Ben Affleck’in ilk yönetmenlik yaptığı filimmiş. Akrabalık ilişkilerini de çözdüm. Kardeşlermiş:) O filmde de “Yine yuhhhhhhhhhh,çüşşşşşşşşşş” şeklindeki naralarımız sürdü gitti. Başarılı bir polisiye / dram olmuş. Filmde “Boston yeraltı dünyasının en çirkin, en tehlikeli/belalı kesimlerinde kaçırılan 4 yaşındaki bir kız çocuğunu bulmaya çalışan iki özel detektifin sürükleyici öyküsü anlatılıyor.” Ama iç içe geçirilmiş olaylar gerçekten hoş durmuş. Ed Harris, Morgan Freeman, Michelle Monaghan gibi oyuncuların performanslarınıda unutmamak lazım:)
Güzeldi film ben beğendim. Hatta Ben Affleck oyunculuğu bırakıp senaristliğe hatta yönetmenliğe geçsin diye düşünüyorum. Gerçi film Dennis Lehane’in aynı isimdeki kitabından uyarlanmış ama olmuş yani:) İzleyin bir şey kaybetmezsiniz.
Neyse lafı uzattım. Gidip yatayım.
Kendinize iyi bakın.
Mutlu bir hafta geçirmeniz dileğiyle:)


ne güzeeel!! :)
süper bi hafta sonu geçirmişsin bence... valla ben de yarasa gibi gece vakti film izlemeyi özledm, hatta gece vaktini geçtim film izlemeyi özledm :)
ben affleck'in filmini de merak ettim doğrusu, oyuncular da iyiymiş!