"1 Mayıs" Günüğü...

Sabah 07.10

Annem: “Aman kızım dikkat et bak sakın oraya buraya takılma. Gider gitmez bana haber verin.”

Ablam: “Tamam” Ben: “Yok anne ben arayamam daha Taksim’e çıkıcaz”

Annem: “Aslııııııııı” Ben: Niye biz işçi değil miyiz?, Bizde işçiyiz:)

Ablam: "Hadi hadi sallanma"

Sabah 07.20

Taksim otobüsleri çalışmaktadır ama hiç kimse Taksim’e giremeyeceğini bildiğinden Mecidiyeköy’e akın başlamıştır. Otobüs tıklım tıklımdır. Kulağımızda kulaklık radyodan gelişmeleri takip ediyoruz.

Saat 08.10

Ablama ve arkadaşına “Ya ben diyorum size erken çıkmaya gerek yoktu bak geldik bile”

Saat: 08.20

Mecidiyeköy girişi polis kaynamaktadır.

Saat: 08.25(Radyo)

"Evet şimdi televizyondan yayınlanan son dakika canlı yayınlarına bakıyoruz da Disk binası önünde Polis işçilere tazyikli ve boyalı sularla saldırıyor”

Düşünüyorum: “Yahu bu DİSK binası Şişli’de değil mi? Yaşadık:)”

Saat: 08.32

Mecidiyeköy meydandayım. “Oh, yuh… Polislere bak.” diyorum Maşallah maşallah. (Takriben 350 – 400 polis.)

Ben: “Arama yaparlar mı sence?” Ablam: “Yapabilirler… Nüfus kâğıdın yanında mı” ?

Ben: Hiiiiiii evde unuttum:) Ablam: “Çok komiksin”

Ben: “Anahtarım yok hem saat daha erken en iyisi şurada kahvaltı etmek.”

Cadden karşıya geçiyoruz. Polis otobüsleri, panzerler, itfaiye araçları, polis otoları, coplar… Savaş mı çıktı biyerlerde ?????

Saat: 08.40

Simit ve çay alıyoruz. Oturuyoruz. “Etraftakiler sivil polis mi?” diyorum.

Ablam: “Sanırım ama sivile gerek yok baksana kapının önüne”

Ben: Harbi ha galiba bugün polis bayramı:)

Saat: 09.00

“Hadi kalkalım”

Çıkıyoruz. Ablamın temkinli tavırlarıyla gıkımızı çıkarmadan yürüyoruz. Kulağımda kulaklık “ 1 Mayısssssss işçin, emekçinin bayramıııııı” “Şurada bağırarak söylesem ne olur diyorum.” Ablam aynı anda “Aslı kafanı kırmıyim, Selda sende aklından geçirme.” Gülüyoruz…

Selda Abla: Babam hep der iki oğlumdan korkmam bu Selda'dan korktuğum kadar diye:)

Ben: Sen dua et korkuyomuş. Annem hergün Allah'a şükrediyor. 68 olaylarında Aslı yaşamıyordu iyi ki diye:)

Ablam: Heh sen ve olaylar, okulun ve İstanbul Üniversitesi... Emin ol katılırdın hepsine...Cidden iyi ki o yıllarda doğmadın:) Ya karakoldan toplardık seni yada kimbilir nerden:)

Ben: Allah allah sen Cumhuriyet mitingine giderken biz bişey dedik mi?

Ablam: O farkı o farklı:) Hem sanki sen gitmedin:)

Ofisinin sokağına geliyouz...

Ben: “Aaaa Cumhuriyet gazetesinin önünde polis bile yok Bak o kadar eminler olay çıkmayacağına, hadi abla siz devam edin kapıya kadar bırakmana gerek yok:) diyorum…

Ablam: "Yok, ben bırakayım da" diyor.

Güvenmiyor:)

(Sokağın başında polis bi çocuğu arıyor. Kapıya geliyoruz. İşte arkadaş kapıda kimse gelmemiş kaldık kapıda napıcaz:)

Ablam: Uslu dur bak gideyim deme hiç bir yere:)

Ben: Tamam gitmem. Ama şurdan bir Disk binasına gideyim diyodum:)

Ablam: Döverim:):):)

Ve gidiyorlar...


Saat: 09.32

Arkadaşım: “Ahaaa başladı olaylar millet koşmaya başladı.”

Apartmana giriyoruz. Hala gelen giden yok bizden apartmandan seyrediyoruz. Ara sokaktayız. Önümüzden işçiler koşarak geçiyor. Slogan atıyorlar ve biber gazı.

Ben: “Yaa buraya da geliyor kokusu”

dememe kalmıyor sarıyor apartmanın içini de biber gazı. Genzimiz yanıyor başlıyoruz öksürmeye. Oturuyorum. Kapı kapalı ve işte polisler ellerinde coplarla kovalıyorlar göstericileri ve karşınızda “göz yaşartıcı bomba” tam apartmanın önüne atıyorlar birde ondan alıyoruz nasibimizi. Gözler yanıyor. Hala apartmandayız.

Ablam arıyor: Sakın çıkmayın apartmandan, daha da büyürse olaylar çık atla bir taksiye bizim ofise gel yada sen ara aldırırım ben seni...

Ortalık sakinleşiyor. Çıkıyoruz kapıya ve işte can simidimiz müdürümüz. Kapıyı açıyor giriyoruz ofise. Her yer kokuyor, helikopterler üstümüzden geçiyor, sokaktan bağrışmalar geliyor…Çıkmıyoruz. İşyerinden bir ağabeyimiz arıyor. “Almıyorlar Şişli’ye “diye. Bir şekilde geliyor. Almış biber gazından nasibini… Patronumuz geliyor. Ayağının dibine biber gazı atmışlar kaçmaya fırsat kalmadan oda solumuş o gazı.

Şimdimi şu saat oldu. Ofisteyiz… Elimiz, yüzümüz kaşınıyor. Midem bulanıyor…

Sonuç: Kahvaltıda Simit - Çay, Üstüne Biber Gazı, Bide Yanında Göz Yaşartıcı Bomba Valla Süper Oldu Bu 1 Mayıs... Bayramınız Kutlu Olsun…

5 yorum:

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

Anlattıkların Amerikan filmleri gibi,burası İstanbul mu;vah benim güzel ülkem,üzgün yurdum....:(

sHeker dedi ki...

:S aman Allah'ım... burda bi şey oldu mu olmadı mı hiç bir fikrim yok ama ben elimi kolumu sallaya sallaya dersaneye 2 kere gittim, 2 kerede döndüm :)
ama siz yine ucuz atlatmışsınız diycem ama :D

umit dedi ki...

Geçmiş olsun Aslı. Ben sadece televizyondaki görüntülerle dehşete kapıldığıma göre sen neler hissettin kimbilir. Yazık diyebiliyorum sadece. Söylenecek başka söz olmadığı için değil ama anlayacaklarına inanmadığım için.

diLék dedi ki...

ucuz atlatmışsın
çok geçmiş olsun

...Aslı Cadısı... dedi ki...

@ Perili köşk

malesef burası ülkemiz ve İstanbul'un göbeği.. Bende gördüklerimden sonra cidden çok üzüldüm ülkem adına...

@ Sherker'cim İstanbul dışında pek biryerde görmek mümkün olmaz sanırım bu görüntüleri...

@ Ümit

Malesef cidden dehşet içinde kaldım gördüklerimden sonra ama dediğimiz gibi söylenecek söz çok ama anlamayacaklarından malesef diyecek bir şey bulamıyorum...

@ Dilek'cim teşekkür ederim.Saol...