Masal düğün, falan fıstık, canlı yayın, canlı düğün, binbir gece…
Konumuz “Binbir Gece”nin canlı yayın fiyaskosu değil biline…
Yani oyuncuların ne kadar amatörce davrandıklarından, Kerem’in Kerem gibi, Bennu’nun Bennu gibi davranmadığından, Şehrazat’ın mızıldanmasından, Onur’un 3 kelimeyi aşmayan repliklerinden, şarkı aralarında “Yalçın Abla Hoş geldin” ya da öksürük tıksırık seslerinin yayına yansımasından, ses olayının berbat oluşundan o nerden geldiğini anlamadığım uzaylı kılıklı muhabir bozması kadının iki lafı bir araya getirip konuşamamasından ve uzun süredir evli olmalarına rağmen hala “Şehrazat Evliyaoğlu” demesinden bahsetmeyeceğim hiç beklemeyin yani:)

Hele hele dünyada bunun bir ilk olduğundan bahsedip abartan yapımcıların cahilliğinden hiç bahsetmeyeceğim ısrar etmeyin. Nitekim Will and Grace daha evvel canlı bölüm yapmıştı.
Neyse konumuz Şehrazat’ın gelinliği. Daha görür görmez aşık olduğum gelinliği, milletin anam kadın çocuğunu düşürüyor diye panik yaptığı yerde benim aman tanrım gelinliğin içine ettilerrrrrr diye bağrışmama sebep olan gelinlikten:)

Öyle gözüm gelinde, gelinlikte olmayan ben ilk gördüğüm anda vuruldum. Hatta “bende istiyorum” dediğimde babamın ters ters bakmasına da engel olamadım:) Hatta annemle tüm bölümü bırakıp sırtının çok açık olduğundan, önce onun için o gelinliğe izin verecek damat adayı bulamam gerektiğine kadar her detayı konuştuk mübarek sanki yarın gelin olacakmışım gibi:)

Aslında kendisini hiç sevemememe rağmen kadının güzel olduğunu ilk o bölüm fark ettim:) Valla saçından makyajına kadar tam rüyalarımdaki gelin tipiydi. Sade, kabarık olamayan bir gelinlik, ayağında beyaz düz ayakkabı tam benlik dedim ve nihayetinde bir gün nasip olurda giyebilirsem böyle bir gelinlik istiyorum ben. Hatta saçını, saçındaki zımbırtısını hepsini çok beğendim.
Aynısının kopyası olmak istiyorum…
Ben Şehrazat gibi gelin olmak istiyorum yaaa…
.
.
Yaşlı teyze modunda not: Aman aman evladım sonun benzemesin:)
