skip to main | skip to sidebar

Kal(ma)dı 358 Gün

Gün Bugün
.
Bu kız ne için geri sayıyor??? (OmAr)
.
Günü Gelince Anlaşılır:) (Cadı)

Aha işte son gün, Ak koyun Kara koyun yarın ortaya çıkıyor bakalım... :P (OmAr)
.
Ahahaha aynennnnnn(Cadı)

.

... BİTTİ ...

Hoop ne bitmesi, Bitmezzzz...
(OmAr)
.
Sayılan gün babında:)
(Cadı)

Bu döyle devam eder, saymak da atışmak da bitmez :P (OmAr)
.
Bak katılıyorum bu defa:P:P:P(Cadı)

Bekliyorum:)

106 Gün Sonrasını...


"Arşivim"

  • ▼ 2008 (125)
    • ▼ Temmuz (12)
      • "Lost"çular Yanaşın:)
      • Korku? Sıkıntı? Vicdan? Panik? Kendine Güvensizlik...
      • Sürekli Geriye Saydık Durduk. Sonunda O Güne Geldi...
      • Pilot'un Karısı
      • ----~√V''^√~√V^√V'^~√V^√V'---------
      • Türk Telekom: “Biz daha kötüsünü yapıncaya kadar e...
      • Atatürk Suçlu..!
      • Büyümek Herkesin En Güzel Hikayesidir...
      • Oooo-nay-lı-yorummm:)
      • Taşınmanın Ardından...
      • Taşındım... Dönücem...
      • Kankİtom'a...
    • ► Haziran (15)
      • Nasıl Yenildiniz? - Tarih Bazen Sadece Kaybedeni Y...
      • ...
      • BloggünüS2BSon: Ömer'deyiz...
      • Heytttt Be:)
      • Santra Aslı'ya O Formayı Versİn Mİ? Oyluyoruz...
      • Turu (Çek)İp Aldık:)
      • Mcs Biz Geldik Nerdesin Aç Kapıyı:)
      • Size Deseler Ki Bir Ünlüyle Akşam Yemeği Yiyeceksi...
      • Su Topu Milli Takımımızı Tebrik Ederiz(!)
      • Açıneybıl, Kapaneybıl, Sıkıneybıl, Ofuneybıl, Kafa...
      • "Erken Tanı: Hayat Kurtarır"
      • Bir Kez Daha Geciktim Ama Yine Merve'deyiz...
      • Masal Gelİnlİk...
      • Soru ?
      • Doğum Günün Kutlu Olsun Annem:)
    • ► Mayıs (17)
      • Gün Döndü Hep Uyandık, Yasin'in Kapısına Dayandık:...
      • Banka ve Ben:)
      • Doğum Günün Kutlu Olsun Baba'cığım...
      • Ben Bunları Bugün İstİyorum...
      • Çok Sevdik Be Abi...
      • Attention...Attention...
      • Aaaa Misafirler Gelecek, Bari Ben Yapadurayım Hazı...
      • Olmaz Prova Var... Yassah Hemşerim...
      • 20. Yüzyılın En Büyük Lideri: M. Kemal ATATÜRK
      • "Man Of The Year"
      • İzindeyiz...
      • Yokum,Yoksun,Yok:)
      • Annem'e
      • Blog Ödülü Sahibi Arkadaşımız Şevval'deyiz Bu Haft...
      • Dedem'e...
      • Dilek'teyiz...
      • "1 Mayıs" Günüğü...
    • ► Nisan (19)
      • Murat Kazanasmaz'ı Taktimimdir:)
      • ...Sende Yaram Var...
      • Allah Çirkin Şansı Vermiş Gerisini Koyvermiş:)
      • Besin'e Gittik... Geldik...
      • Lost Sen Nesin? İn Misin Cin Misin?
      • Tatil, Temiz Hava, Kitap, 3 Film...
    • ► Mart (18)
    • ► Şubat (19)
    • ► Ocak (25)
  • ► 2007 (356)
    • ► Aralık (35)
    • ► Kasım (39)
    • ► Ekim (43)
    • ► Eylül (106)
    • ► Ağustos (120)
    • ► Temmuz (13)

Yazıyorrrr!!! Yazıyorrr!!

"Blogroll"

  •   Blog Günü
  • Asena
  • AssoRTieK
  • Ben Çocukken
  • Ferhat
  • Guijarra
  • Günlüğüm
  • Jelibob
  • Mcs
  • Meraklı Turşucu OmAr
  • Monsoon
  • Mutlu ve Umutlu
  • Nurum
  • Pınar Altuntaş
  • Rerili Köşk
  • Senem
  • Sheker
  • Sibel
  • Suursuz Yazilar
  • Ya/sin
  • Yağmur
  • Zeya
  • Şev LaL

Falovvvv Mİİİİİİ:)

Bloğumu takip etmek için e-mail adresinizi yazıp:

Delivered by FeedBurner

"Tayfa"

  • Başak
  • Ben:)
  • Dilek
  • Guijarra
  • Mcs
  • OmAr
  • Pınar
  • Sheker
  • Yasin
  • Şevval

"Okuyorum"

"Okuyorum"
Yürek Yangını

"Seçmece"

İletİŞİm

İletİŞİm
AsliKoc2020@gmail.com

"Mim Sırası"

  • Hülya'dan Gelen "Hayatta Saygı Duyduğum 3 Kadın Kimdir?"
  • Nurum'dan ve Sibel Ablam'dan Gelen " Mal Beyanım"
  • Asena'dan Gelen " Hatıra Defteri "

Kurcalayanlar

  • ...Aslı Cadısı...
  • OmAr
" TatLıCAdıCa "
Kütahya etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
Kütahya etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

Eyyy Feysbuk Sen Ne Güzel Bir Zımbırtısın:):)

28 Aralık 2007 Cuma


Dün girdiğim postta çok mutluyum demiştim şimdi detaylara girelim:) Ya malum Feysbuk zımbırtısından herkes onu, bunu, şunu, çocukluk arkadaşını, ilkokul, ortaokul, lise, üniversite arkadaşını, mahalle arkadaşlarını, apartman sakinlerini, eski sevgilisini, ilk aşkını ebesini falanı filanı buluyor. Aslında benimkide bunlardan çok farklı bir durum değil:):)

Ama ;

Uzun zamandır yani 3 – 4 aydır bende feysbuk kullanıyorum ve ilkokula dair hiç bir arkadaşımı bulamamıştım. Biz babamın işleri sebebiyle henüz ben 4. sınıfı bitiripte 5. sınıfa geçtiğim sene İstanbul'a taşınmak zorunda kalmıştık. Çocukluk aklı ya teknolojide yoktu bu gün ki gibi. Arkadaşlarımla doğru düzgün vedalaşamamıştım, adres, telefon hiçbir şey almamıştım şimdi çok pişmanım bu durumdan. Neyse ara sıra Kütahya'ya gittiğimizde eski mahalleme gidip arkadaşlarımı filan görmüştüm ki en son 2 yıl evvel gittiğimde çocukluk arkadaşım komşumuza süpriz yapmıştım:) Neyse konu bu değil ilkokula dair hiç bir bağım yoktu kimseyle. Oradan oraya taşınırken resimlerimi filan da kaybetmiştim.

İlk olarak bir arkadaşımı buldum ama pek hatırlayamıyordum. Onur:) Hatta annem hatırladı ben hatırlamamıştım ama artık çözdüm. Neyse onunla bir iki konuştuk ettik ama hatırlayamıyordum...

Dün sabah mucize gibi bir şey oldu:) Sınıf arkadaşım Asena'yı buldum o beni ben onu tanıdım ve yaklaşık 5 saatte bana hızlandırılmış benden sonrasını anlattı. Tüm arkadaşlarımı hatırlattı... :):):):) İlkokula dair her şeyi hatırlattı:)

Neler miydi bunlar?

Mesela ben hiçbir arkadaşımın adını hatırlamıyordum. Herkesi tek tek resimlerle anlattı bana… Adlarını önce hatırlayamasam da Nihan, Ferhan, Firdevs , Görkem, Fazıl, Ahmet, Ebru ,Betül ,Kübra, Elif, Alperen hepsini hatırladım:) Ki başkalarını da buldum bu sayede:)

Onca zaman geçtiği için hiç kimsenin beni tanımayacağını ve hatırlamayacağını düşünürdüm ben hep ama öyle olmadığını söyledi bana:) Hala ara sıra görüştüklerinde “Aslı vardı gitti keşke bulabilsek” dediklerini, eskiye dair konuşuldu mu adımın hep başta gelip kulaklarımın çınlatıldığını. Keşke ulaşabilsek diye uğraştıklarını anlattı.

Tesadüf ya bir kaç gün evvel yine aklına gelmişim arkadaşımın soyadımı hatırlayamamış bir türlü ama babası babamı tanıdığından o söyliyüvermiş:)

2 ay evvel ilkokul öğretmenimle görüştüklerini onunda "Aslı'dan Aynur'dan( annem) haber alıyor musunuz ararlardı beni ama uzun zamandır görüşemiyoruz " dediğini anlattı. Ki en çok bu mutlu etti beni:) Uzun zaman öncesine kadar hiçbir öğretmenler gününü atlamazdık ama sonra telefonlarını kaybetmiştik. Neyse ki arkadaşım numaralarını verdi bana bayram geçti ama yeni yılda süpriz yapacağım öğretmenime:) Şimdilik sadece arayarak tabiî ki de..Onunda hep anneme söylediği söz gelir aklıma ne zaman kendisini düşünsem. " Aslı'ya bir şey demeye korkuyorum.Ne zaman bir şey söylesem gözleri hemen doluyor karşımda ağlamaya hazır bir kız görüyorum ne zaman gözlerine baksam" dermiş... :) Ki ben eşek kadar olsam da hala hep gözümün ucunda ağlamaya akmaya hazır gözyaşlarım beni bekler hala :):)

Biraz daha geçti bu defa en samimi arkadaşım Hatice’yi buldum feysbuk' tan nasılda savrulmuşuz bir köşeye..Gece Msn 'de konuşma fırsatımız oldu… İzmir' deymiş okuyormuş..Nasıl kaybettik birbirimize diye geçen yıllara yandık... :( Onunla da hep birlikte gezerdik, en samimi arkadaşım oydu ki resimlerde hala el ele tutuşmuş görünürüz:)Beslenmelerimizi beraber yapardık hep ben bisküvi alıyorsam o süt alırdı. Gerçi o zaman CapriSun’lar meşhurdu. Önce hüplet sonra gümler:)

Arkasından hem komşumuz hem de sınıf arkadaşım olan Kerem'i buldum yine:) Ki teyzesi annemin samimi arkadaşıdır:) Çok değişmiş gerçi aynı şeyi oda bana söyledi ya:) Sokakta görsem tanımam mümkün değil yani.. İstanbul'da okuduğunu biliyordum ama valla görsem tanımam…Ona dair de hatırladığım ben biraz ödev alma konusunda tembeldim yazıp gelmezdim eve..Her akşam kapılarına dayanırdım o yüzden ödev almak için:):) Bide yine sevgili öğretmenimin bir sözü geliyor düşününce.. Bir gün tahtaya kaldırdı ikimizi de gidin dedi "Aslı ile Kerem'in hikâyesini öğrenin 5. sınıfın sonunda sizden öğreneceğim anlatacaksınız bize" demişti. Bende ne hikmetse çok ağlamıştım niye öyle dedi diye:):) Sonuçta 2. sınıf öğrencisiyim ne bilim Aslı kim Kerem kim:):):):) Ama tabi ben 5. sınıfın sonunu görememiştim:(

Bazen bu konuda babamı affedemiyorum sanırım… Çok ağlamıştım taşınırken buraya gerçi hala aklıma geldikçe ağlıyorum ya da gözlerim doluyor şimdi ki gibi... Ama ne bileyim belki buraya taşınmasaydık çok farklı bir yaşantım olabilirdi. Bunca yılı kaybetmiş olmazdım 11 yıl az değil… Gerçi geçmişe mazi derler ama… Geçti gitti napalım kadermiş diyoruz:)Burada da çok süper dostluklar edindim ama onların yeri farklı sonuçta annemin dizinin dibinden kopup gittiğim ilk yer, tanıştığım ilk insanlar.

Bir de okulumuzdan bahsetti Asena. Sınıf annesi diye bir kavram vardı ve oda benim annemdi:) Kumaşlar almışlardı öğretmen masa örtüsü ve sıra örtüsü dikilsin diye. Öğretmen masa örtüsünü görememişti en son seçimde oy kullanmak için gittiğinde sıra örtülerimizin hala kullanıldığını, bir yarışmadan sınıfımıza kazandırdığımız saatin hala duvarda asılı olduğunu görmüş oturmuş ağlamış:) Düşünün o orda yaşayıp ağlıyor ben gitsem kesin bayılırım :)

İşte ben bunlardan dolayı dün çok mutluydum bütün gün aklımda arkadaşlarım, okulum, öğretmenim vardı. Dün hep aklımda çocukluğum Kütahya anılarım vardı kâh hüzünlendim, kâh ağladım ama çok mutluydum:)

Düzgün bir şekilde kullanıldığında bu Feysbuk yararlı bir şeymiş. Her ne kadar bulacağız da ne olacak diyenler varsa da benim geçmişim, çocukluğum var o insanlarla paylaştığım, gün gelir başka şartlarda yine birlikte olma imkânımız olur kim bilir…


Bu arada son zamanlarda sürekli eskilere anılara takmış durumdayım sürekli geçmişim geliyor gözümün önüne hayırdır inşallah demekten de kendi alamıyorum. Ölecek miyim neyim:) Aman Allah korusun:)

Hepinize Mutlu Günler Dilerim...

Hafta sonuna az kaldığı için çok sabırsızım. Gün geçer mi acaba? :)


Not: Eğer yolu buraya düşen Kütahya Linyit İlkokulu Okulu - ki benim zamanımda böyleydi- öğrencisi olursa ve beni tanırsanız lütfen irtibata geçiniz:)
Not 2: Minik Aslı Cadısı İlkokulda resimleri yakında bu sayfada:)

Gönderen ...Aslı Cadısı... zaman: 10:35 4 yorum    

Etiketler: Facebook, Kütahya, Kütahya Linyit İlkokulu, Kütahya Linyit İlköğretim Okulu

Az Biraz Nostalji,Az Biraz Bilgi Olsun: Kütahya

17 Ekim 2007 Çarşamba


Az evvel anneannemle konusurken Flash Tv'de
Kütahya'yı gösteriyormuş dedi.Açtım baktım ve
olanlar oldu.İnsanın doğduğu çocukluğunun
geçtiği memleket gibisi varmı:)

Latif Doğan'ın bir programı varmış şehirlerri dolaşıp
adetlerini törelerini anlatıyormuş.Bu haftada Kütahya'daydı.
Açar açmaz bir Kütahya klasiği olan "Gezek"le karşılaştık.Bu nedemek oranın yerlisi erkekler haftada en az 2 yada 3 kere toplanıp eğlenirler ve buna gezek denir. Şarkılar söylerler oyunlar oynarlar.İşte ilk bununla karşılaştık. Yaşlı amcalar ki annemle babam hemen tanıdılar
anlatıyordu adetleri..Hele yaşlıca bi dedem şiirle
Kütahya'yı anlatıyordu birer birer geçti gözümün önünden anlattığı yerler..İstasyon Caddesi,Hisar...

Sonra Kütahya'nın yöresel yemeklerinden
bahsetmeye başladılar ve ablamında ilkokul müdürü olan
Şükrü Amca Kütahya şivesiyle başladı
" Cimcik"in hikayesini anlatmaya..



“Efendim cimcik için 7 hamarat ve maharetli kadın biaraya gelcek.
Bi kadın hamur yuğurcak. İki kişi hamur açcak,
iki kişi cimciklicek (fiyonk yapma), bi kişi ocağı
yakıp üstüne su doldurup kazan eniğini koycak.
Kaynayınca cimciği salcak, sona samsaklı
yoğurdunu hazırlıcak,
biri yağını gızdırcak.
Yoğurtlu cimciğin üstüne tereya caz diye dökülcek.
Cimciğin bi kulağı samsaklı yoğurt, öbür kulağı tereyağı dolcak.
Cimcik karar bir tepsiye dökülüp sofraya gelcek,
sen sağına, soluna bakmadan gaşık sallıcan,
cimcik bitince başını şöyle bi galdırcan, karşındakine
‘Len! Sen burdamıydın’ decen. Sona yediğini eritmek için
şöle bi dolaşmaya çıkcan, ‘nerden geliyon?’ diyene,
ağzından cimciği çıkarıp
göstedikten sona yerine koyup, yoluna devam etcen.”

diye anlattı gerçi 5 kadın dedi ama
doğrusu böyleymiş..:):)
ahhh ahhh olsada şimdi yesek:)

hatta birde manisi varmış:)

"Aşımız cimcik
Mesleğimiz çinicilik
Eğlencemiz gezeğimiz
Hoşgeldin falanca
Bunu saymayız yine bekleriz"

Ardından oynadıkları oyunları
anlatmaya başladılar..

İşte hepimizin bildiği yoğurdun içinde altın arama.
Bide "Yattı Kalktı" vardır ki
çocukluğumda az oynamadım bende..
6-7 çocuk bi araya gelir ortaya minder konur.
Arkasından herkese birer meyve,sebze
yada şehir ismi verilirdi ve kişi kendi ismini söyleyip ardından
yeni birini söylerdi..Şaşıran yanardı..

Misal ben Elmayım karşımdaki armut,vişne,kiraz:
" elma yattı kalkt armut,
armut yattı kalktı vişne" gibi oynanır:):)

Sonra Kütahya adetlerine göre düğünleri gösterdi ki ben
karar verdim kesinlikle evlenirsem
bir gün kısmetse o şekilde
yapıcam en azından kına gecemi bayıldım:)
Hele o yöresel kıyafetleri yokmu işl
emeli hepsi el emeği göznuru.. Gelinlerinki "Tefebaşı"
bu üstündeki işlemeler el emeği göznuru olur..
Herkes yapamaz.



Diğer bi adıylada yöresel kıyafetlere "Ağır Elbise"
denir anneanneminde var
hatta ablam kendi kınasında giymişti bile



Bu kıyafetlerin bir özelliğide kaldırılırken
hiçbir parçasının birbirine deymeyecek olması
acayip bi katlaması var eğer değerse simleri kararıyor..

Kına gecesine hayran kaldım ablama bende
istiyorum böyle diye telefon bile ettim..
Oda işte benim istediğimde tam böyleydi ama
kısmet olmadı iste kız dedi.:):)
arkasından biz görmedik ama o izlemiş devamını kaynanası geline elini açsın diye nerdeyse
boyu kadar kurdelaya bağlı gramis
takmış araşım annemi söyle aslıya
bak böyle olacak boyu kadar istesin demiş:):):)
Kaynanam olacak kişiye duyrulu
boyumca gramis istiyorum ha ona göre:):):)

Offf izledim ya bunları
ben doğduğum toprakları özledim:(:(:(

Bitireyim yazımı artık ama
buda Kütahya'nın şivesi olan
kelimelerle olsun:):)

Kütahya’da kullanılan deyim, atasözü ve uyaklı sözler :
Gali (artık), bıldır (geçen yıl), enki (elindeki).
“Gali” ile de yaşanmış bir hikayeyi yazalım : “Birkaç arkadaş İstanbul’a gezip-eğlenmeye gitmişler. İçlerinden biri
“Argıdaşla! İstanbol’a geldik, GALİ demeyem GALİ demiş”.
“Düğün ellen, harman yellen”,
“Kenarına bak bezini, anasına bak kızını al”,
“Kızım sana diyem, gelinim sen anla”,
“Ekşi ye, doğur Ayşe’yi, tatlı ye, doğur oğlanı”,
“Yabanın akıllısından evin delisi yeğdir”,
“Domalanın kökünü ye”, “Ev alma, komşu al”,
“Hem kel, hem fodul”,
“Koca bir orduyu donattım, evdeki bi çıplağı donatamadım”,
“El kapısı demirden leblebi, yiyebilene aşk olsun”,
“Allah güldürsün, içi çeşmeli
konaklara gelin ol inşallah”

:):):):)

Gönderen ...Aslı Cadısı... zaman: 00:19 7 yorum    

Etiketler: Ağır Elbise, Cimcik, Hisar, İstasyon Caddesi, Kütahya, Tefebaşı

Daha Yeni Yazılar Önceki Yazılar Ana Sayfa
Kaydol: Yazılar (Atom)
counter

Blog Design by Gisele Jaquenod

Work under CC License.

Creative Commons License