skip to main | skip to sidebar

Kal(ma)dı 362 Gün

Gün Bugün
.
Bu kız ne için geri sayıyor??? (OmAr)
.
Günü Gelince Anlaşılır:) (Cadı)

Aha işte son gün, Ak koyun Kara koyun yarın ortaya çıkıyor bakalım... :P (OmAr)
.
Ahahaha aynennnnnn(Cadı)

.

... BİTTİ ...

Hoop ne bitmesi, Bitmezzzz...
(OmAr)
.
Sayılan gün babında:)
(Cadı)

Bu döyle devam eder, saymak da atışmak da bitmez :P (OmAr)
.
Bak katılıyorum bu defa:P:P:P(Cadı)

Bekliyorum:)

110 Gün Sonrasını...


"Arşivim"

  • ▼ 2008 (123)
    • ▼ Temmuz (10)
      • Sürekli Geriye Saydık Durduk. Sonunda O Güne Geldi...
      • Pilot'un Karısı
      • ----~√V''^√~√V^√V'^~√V^√V'---------
      • Türk Telekom: “Biz daha kötüsünü yapıncaya kadar e...
      • Atatürk Suçlu..!
      • Büyümek Herkesin En Güzel Hikayesidir...
      • Oooo-nay-lı-yorummm:)
      • Taşınmanın Ardından...
      • Taşındım... Dönücem...
      • Kankİtom'a...
    • ► Haziran (15)
      • Nasıl Yenildiniz? - Tarih Bazen Sadece Kaybedeni Y...
      • ...
      • BloggünüS2BSon: Ömer'deyiz...
      • Heytttt Be:)
      • Santra Aslı'ya O Formayı Versİn Mİ? Oyluyoruz...
      • Turu (Çek)İp Aldık:)
      • Mcs Biz Geldik Nerdesin Aç Kapıyı:)
      • Size Deseler Ki Bir Ünlüyle Akşam Yemeği Yiyeceksi...
      • Su Topu Milli Takımımızı Tebrik Ederiz(!)
      • Açıneybıl, Kapaneybıl, Sıkıneybıl, Ofuneybıl, Kafa...
      • "Erken Tanı: Hayat Kurtarır"
      • Bir Kez Daha Geciktim Ama Yine Merve'deyiz...
      • Masal Gelİnlİk...
      • Soru ?
      • Doğum Günün Kutlu Olsun Annem:)
    • ► Mayıs (17)
      • Gün Döndü Hep Uyandık, Yasin'in Kapısına Dayandık:...
      • Banka ve Ben:)
      • Doğum Günün Kutlu Olsun Baba'cığım...
      • Ben Bunları Bugün İstİyorum...
      • Çok Sevdik Be Abi...
      • Attention...Attention...
      • Aaaa Misafirler Gelecek, Bari Ben Yapadurayım Hazı...
      • Olmaz Prova Var... Yassah Hemşerim...
      • 20. Yüzyılın En Büyük Lideri: M. Kemal ATATÜRK
      • "Man Of The Year"
      • İzindeyiz...
      • Yokum,Yoksun,Yok:)
      • Annem'e
      • Blog Ödülü Sahibi Arkadaşımız Şevval'deyiz Bu Haft...
      • Dedem'e...
      • Dilek'teyiz...
      • "1 Mayıs" Günüğü...
    • ► Nisan (19)
      • Murat Kazanasmaz'ı Taktimimdir:)
      • ...Sende Yaram Var...
      • Allah Çirkin Şansı Vermiş Gerisini Koyvermiş:)
      • Besin'e Gittik... Geldik...
      • Lost Sen Nesin? İn Misin Cin Misin?
      • Tatil, Temiz Hava, Kitap, 3 Film...
      • Sheker Tabir Edilen İnsan :)
      • "Etkinlik Cini"
    • ► Mart (18)
    • ► Şubat (19)
    • ► Ocak (25)
  • ► 2007 (356)
    • ► Aralık (35)
    • ► Kasım (39)
    • ► Ekim (43)
    • ► Eylül (106)
    • ► Ağustos (120)
    • ► Temmuz (13)

"Blogroll"

Yazıyorrrr!!! Yazıyorrr!!

Falovvvv Mİİİİİİ:)

Bloğumu takip etmek için e-mail adresinizi yazıp:

Delivered by FeedBurner

"Tayfa"

  • Başak
  • Ben:)
  • Dilek
  • Guijarra
  • Mcs
  • OmAr
  • Pınar
  • Sheker
  • Yasin
  • Şevval

"Okuyorum"

"Okuyorum"
Yürek Yangını

"Seçmece"

İletİŞİm

İletİŞİm
AsliKoc2020@gmail.com

"Mim Sırası"

  • Hülya'dan Gelen "Hayatta Saygı Duyduğum 3 Kadın Kimdir?"
  • Nurum'dan ve Sibel Ablam'dan Gelen " Mal Beyanım"
  • Asena'dan Gelen " Hatıra Defteri "

Kurcalayanlar

  • OmAr
  • ...Aslı Cadısı...
" TatLıCAdıCa "
Lost etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
Lost etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

Yokum,Yoksun,Yok:)

16 Mayıs 2008 Cuma

Onca işinin arasında Pınar bile gelip Ce-eee dedikten sonra durdum düşündüm “Aslı yuh sana bir haftadır sallıyorsun yazmayı” dedim ve hafta sonuna girerken bir şeyler çızıktırayım dedim:)
Bir haftadır işlerimiz yoğun çalışıyoruz da çalışıyoruz. Ben yine kendimi sözlük alemine kaptırmış tam gaz giderken başka bir sözcük olayına girdim. “Wordabula” bir kelime oyunu:) Feci halde takıntı yaptım:) Boş bulduğum her anımı onunla değerlendirmeye başladım. Scrabble v.s benzeri bir oyunun online versiyonu:)



2.3.4 ya da bilgisayarla oynanan bir oyun bir ara her ne kadar paralı yapmış olsalar da şimdilerde yine özgür bırakmışlar:)

Önce üyelik gerektiriyor elbette:)

“Wordabula”

--------------------------------------------------------------------------------

Bir Başka çılgınlığımızda tabiî ki bilindiği üzere “Lost”.Hani ambar bulup da bilgisayar başında 4–8–15–16–23–42 rakamlarını girmeyi görev edinmişlerdi ya bizde öyle her gün en az 2 lost izlemeden içimiz rahat etmiyor. 3. sezonun 6. bölümündeyiz. Sınavlardan evvel bitirsek de aklım Sawyer’da, Jack’te filan kalmasa.

( Hey hayır ilk Sawyer’ı yazmış olabilirim ama hala Jack benim için bir numara hadi ama yapmayın Magnum reklâmındaki çekiciliği de bir numaraya taşımadı onu):)

-------------------------------------------------------------------------------

Dolu dolu bir cumartesi beni beklerken şimdi geniş geniş yazı yazmak büyük bir ayrıcalık. Yoğun bir hafta sonu olacak ve biz yine her zamanki gibi millet evinde geniş geniş tatil yaparken pazartesi işe geleceğiz. Ne bir Allahın kuluna ulaşabileceğiz, ne bir Allahın kulu bize ulaşabilecek. Gelip burada ofisçe saadet tablosu çizip akşama kadar oturacağız. Ne kadar güzel dimi? Ama alıştık biz zaten:) :)

-------------------------------------------------------------------------------

Pazar günü kardeşimden ayırmadığım can dostumun ablası evleniyor ve ben daha hiçbir şeye hazır değilim:) Aslında hazırdım elbisem almıştım ama annem sağ olsun elbisemi takside unutunca giden gitti. Yarın elbise alınacak. Kuaföre gidilecek. Ayrıca Yasemin’le iki arada bir derede buluşup ders notu alınacak.

-------------------------------------------------------------------------------

Sınavlar deseniz tam bir kabus bitime az kala sınavlardan kalma korkusu yine sardı beni. Yine akşamları evde otururken, otobüste radyo dinlerken ya da Canan Tan’ın “Eroinle Dans” kitabını okurken, evde yan gelip yatarken içimde suçluluk duygusu kabarıyor. Pişman oluyorum 2 satır çalışmadığıma.

Tek pişman olmadığım zaman dilimi Lost izlerkenki dilim:) Aman diyorum “bak adamlar bilir miydi adaya düşüp orada kalacaklarını ölümlü dünya diyip” geçiyorum:)

(Bu arada başımız sağ olsun Mr. Eko’yu da kaybettik.)

------------------------------------------------------------------------------

Bide kotayı aşmadığımıza binde binbeşyüz emin olduğumuz halde her ay inernet faturamızın sınırsızından bile fazla gelmesi sebebiyle evdeki interneti dün itibariyle kestirmiş bulunuyoruz. Sen sağ ben selamet hesabı önümüzdeki zamanlarda yenisini belki düşünürüz. İnternet girmeyen ev kalmıcak olayını geçelim bizde yok çünkü artık:)

------------------------------------------------------------------------------

Haaaa Bide bugün canımcım ablamcımın doğum günü:) Unutuyordum. Artık onu ne kadar çok sevdiğimi sağır sultan duydu. Tanımayanda kalmadı zaten:) Her ne kadar blog nedir, Aslı yazar mı?, takip edemediğinden okumayacakta olsa;


Canım Benim Doğum Günün Kutlu Olsun...

İyi Ki Varsın...
Seni Çok Seviyorum.


Hepinize mutlu bir hafta sonu dilerim.

Sevgilerimle…

Gönderen ...Aslı Cadısı... zaman: 16:10 5 yorum    

Etiketler: Canan Tan, Eroinle Dans, Lost, wordabula

Allah Çirkin Şansı Vermiş Gerisini Koyvermiş:)

28 Nisan 2008 Pazartesi

Sevgili Günlük:) diye başladım ya kimbilir nasıl biter:)

Yaz, bahar beni çarptı. Böyle bir hal oldu bana derken hop bir baktık ki İstanbul’a kış geri geldi:) Donduk resmen ki biz paltoları ohooo çoktan yaz boyu ikamet edecekleri dolaplara kaldırmıştık:)

Hafta sonu yine kendimizi kapattık eve hatta odaya full time durmaksızın Lost izledik:) Herkes kendini kaptırma bak rüyanda bile kendini o adada görürsün dedi de inanmamıştım:) Geçen hafta içinde bir rüyamda “Sawyer ve Jack’la kol kola adada yemek arıyorduk:)” Hafta sonundaki rüyamda ise önümde duran birine “Sayidddddd Çekil” diye bağırıyordum. Allah sonumu hayretsin:)

Ya Lost demişken hani bu Sawyer yani Josh Holloway gelmişti ya Türkiye’ye dün de pek muhterem kanallardan birinde izledim bizim Türk erkeklerine sormuşlar:)


“Lost dizisinin yıldızı Sawyer yani Josh Holloway Türkiye’ye geldi. Hakkında ne düşünüyorsunuz?”

Kıraç: O kadarda yakışıklı değilmiş beeee heee… (hahahaha)

M.Ali Erbil: Daha güzel erkekler var…

Yılmaz Morgül: Biz Türk erkekleri daha yakışıklıyız:):)

Doğuş: Benim yakın korumam Hayrullah:) (İsim sallamaca aklıma gelmedi) onunda korumalığını yaptı sordum, dedim nasıl biri diye:) “Patron valla seni gördüm aynı sen” dedi:)

Dediler ve aynen biz koma özellikle Yılmaz Morgül ve Doğuş’un söylediklerine:)

Hatta bilirim bu münasebetsiz Doğuş bir arada Tiziano Ferro’yu görmeye filan gitmişti:) Yazık garibanım Tiziano’m da gelmiş beni görmeye diye kıramamış. Sevinsin gariban diye görüşmüştü kendisiyle:) Cık cık cık…

Neyse konu bu değil çok güldürdünüz bizi ilahi Türk erkekleri yani:)

Ya bu seferde hani konu Josh’tan açılmışken:) :) Bunun ve Matthew Fox’un karısını gördüm geçen hafta ve direkt botoks yaptırıp çirkinleşmeye karar verdim. Aman tanrım ya bu kadar yakışıklı erkeklerin eşlerinin bu kadar güzellik yoksunu olduğunu düşünmemiştim:) Şimdi sen insanları dış güzellikleriyle mi yargılıyorsun demeyin. Sadece böyle aklıma getirmemiştim eşlerini:) Allah çirkin bahtı versin dedikleri bu olsa gerek:)


Facebook’taki bu yaratıcı gruba da ayrıca çok güldüm:)

Neyse şimdilik kapatalım Lost’u.

Aaa zaten uzun yazmışım bence konuyu da kapatalım:)

Hepinize mutlu bir hafta dilerim:)


Gönderen ...Aslı Cadısı... zaman: 17:37 3 yorum    

Etiketler: Josh Holloway, Lost, Margherita Ronchi, Matthew Fox, Tiziano Ferro, Yessica Kumala

Lost Sen Nesin? İn Misin Cin Misin?

22 Nisan 2008 Salı

Sonunda olan oldu bende tanıştım Lost’la:)

Akşam napalım napalım derken uzun süredir bilgisayarda kayıtlı olup önce Alias bitecek krizlerim sonucu kimseye izlettirmediğim lostu izleyelim dedim ve başladık:)

Başlar başlamaz ben Dr. Jack Shephard’e aşık oldum:):) Yani Matthew Fox'a :)Anında direkt yani:) Canım Jack:) Gerçi daha dur bakalım kimdir nedir dimi yani. Sadece 2 bölüm izlemişin şunun şurasında bir bak,gör,tanı:) Necidir, nasıldır:) Bu arada bu Shephard soyadlı kişiler hep mi doktor olur canım insanın hasta olası geliyor. Bakınız Dr. Derek Shepherd

Lost fanatikleri beni okursa epey gülecekler eminim. Neler neler var daha sen düşüne koy o canavar mıydı neydi, o Sayid’in falan filan dağın tepesine çıkıp da dinledikleri yardım çağrısı neciydi, nerdeler bunlar böyle kutup ayısı filan ne alaka diye:) Bide şu japon amca var bi tane o ne ayak:):) Ama daha ilk izlenimlerim yani:)

2 bölüm izleyen adamdan ne beklenir ki:)

Neyse bir yandan da benim için Lost'u izlemek eski dostları da görmek oldu aaa bir baktım ki bizim FBI Yöneticisi Kendall (Terry O'Quinn) yani bildiğiniz şekilde - John Locke - sonracığıma iyi kalpli şakacı ajanımız Eric Weiss (Greg Grunberg) yani - pilot - :) “ooo dedim süper” yani Weiss’in olmasına dedim ama hoppa o yaratık mıdır nedir o kaptı parçaladı bide üstüne ağaca astı. Bir üzüldüm bir üzüldüm:( Hah dedim şimdi bide şu ağacın arkasından bizim yakışıklı ajanımız Michael Vaughn olmadı Arvin Sloane hatta Jack Bristow çıksa diye bekledim ama gelmediler:) Gerçi bir Jack olmaz bir Jack olur ya yani:):)

Ha ne diyodum kavram karmaşası:) Bunun sebebi de kesinlikle J.J Abrams’dır yani:) İki dizininde yazarı ve yapımcısı olunca böyle buhranlar geçirmek normal:) Kimlik karmaşası:) Yani başındaki Lost yazısı bile Alias vari :) Adam pek seviyor demek ki kapkaranlık şeyleri:) Bknz.


.
Neyse işte bende sonunda attım kendimi Lost adasına Allah sonumu hayretsin:)

Gönderen ...Aslı Cadısı... zaman: 11:25 5 yorum    

Etiketler: Lost

Bir Bayramın Anatomisi:):)

15 Ekim 2007 Pazartesi

Evettt araya bayramında girmesiyle yine bir kopukluk yaşadım bloğumdan :) ama napim içerde misafir otururken aaa ben bi bloğuma bakayım yada misafirlikte ya sizin interneti bi kullansam bloğuma yazı yazayım az :) boşladım yine diyemediğimden 4 gündür boş kaldı burası:) Bugünde sabahtan beri işleri toparlamaya çalıştığımdan ancak vakit bulabildim:)

Eee anlatayım bari neler yaptım,nasıl geçti bu 3,5 gün:)

Şimdi perşembe sabah süperdi yollar bomboşşş,otobüs boşşş,etraf sessiz sakin:) dedim hatta keşke hep arife olsa:) ya yarımgün çalışılacak diye çoğu iş yeri tam gün tatil yaptı yada vardı bi gariplik.Ama sabahtan:)

Bizde nasıl olduysa bilmiyorum yarım gün çalıştık hani 30 Ağustosta bile çalışan bi işyeri olduğumuzdan:) saat 1 de çıktık o gün.Ama dönüş yolu tam bir felaketti sabah hani işe gitmedi dediğim insanlar galiba bir gece önce iş yerinde yattı ve herkes 1 de paydos yaptı:( nasıl bir trafik nasıl bir karmaşa sokaklar:) Tam 2 saatte gittim eve..Kabustu yani anlıyacağınız..Hele bide otobüste kavgalar kıyametler kopunca tam kabusa dönüştü:) Yok paramın üstüne vermedin,yok verdim aradakilere sor,yok kadının parasını ver,yok yokk gençlik ölmüş bi kalkıp yer veren yok saygısızlık ayol,yok arka kapıdan yolcu alma v.b şekildeki kavgalar:):)

Neyse geldim z.burnuna kardeşimle buluştuk gittik yemek yedik:) arkasından ver elini bakırköy:) Ablayım ya bayramlığını ben alayım dedim benim takıntılı kardeşim Pislick'ten başka birşey giymediğinden ve bize en yakın satış yeri Bakırköy Mavi Çarşı'daki Riod Müzik olduğundan taaa oraya kadar gittik arife arife.Sokaklar ana baba günü haliyle.Neyse aldık kendimede bi şeyler aldım döndük.Bu arada gidip ablamın kankasından DVD'sini ödünç aldım..Hani 3,5 gün boyunca film izlicektim ya ben:) Neyse iftardı bilmemneydi arkasından ver elini bi çarşı turu daha Ablamla Eniştemin ilk el öpmesi olacağından hediye verilirmiş gittik bide onları aldık:) eve dönüncede "Yaprak Sarması İşgencesi" haliyle:):) Tüm gece dolma sardım annemin elleri çamaşır suyundan dolayı yara diye.Tek başıma bi düdüklü tencere kadar dolma sardım yaaaaaaaaaaaaaaaaa:(:(:(

Veeeee Bayram Sabahı:) Heheh evimiz mübarek alanda bizim iki cami arasındayız:) ve her bayram sabahı camii hocalarının vaazlarıyla uyanırız:) İlginçtir bu defa öyle bişi olmadı..Ne namazı duydum nede vaazları..Sabaha dair tek hatırladığım hatırşinaz exboyfirendimin bayram msjıyla uyanmaktı sabahın 7:34'ünde..Ne işim varsa o saatte benim sanki namaza o değilde ben gidiyorum:) Neyse vurdum kafayı geri yattım babamla kardeşim namazdan gelmişler ve kardeşimin "Mahmutttttt Mahmutttttt" diye uyandırmasına tek gözümü açtım hadi kahvaltıya dedi.İsyan bayrağını çekip yemicem dedim:) hop bi daha uyudum 10!a çeyrek vardı kalktığımda:) Kahvaltı ettim banyoya girdim çıktım annem pantalonumun paçasını yapsın diye boy alırken halamlar geldiler:):):) Manzara şu benim saçımda havlu ayağımda paçaları arkamdan gelen pantalonum ve ayakkabı üstümde t-shirt:):) annem eşohmanlarıyla babam ve kardeşim uyuyo:):):) bayram sabahı bu bide:):) Neyse giyindik ettik halam demesinmi Türk kahvesi içerim haydaaaaaaaaaaaaaaa:) Ben bilmemki Türk kahvesi ypmayı:):) anneminde kopyasıyla hallettim:):) onlar gitti ablamlar geldi onlar gitti akşamüstü biz onun Kayınvalidesine yemeğe gittik:) ve ben 10'dan evvel kalkarız diye beklerken tam 10:10'da Hatırla Sevgili'nin başladığı saatte kalktılar tam tamına 45 dk.sını taksi yerine metroya binerek kaçırttırdılar bana:) Sonrasında internet falan filan feşmekan saat 3'de yattım:) Bu arada tatilden 1,5 gün geçti farkıdaysanız ben hiçbişey izlemedim:)

İkinci günüde gelen giden olmadı ama kardeşim topladığı paraları Pislick'e yatırmak için Riod'a giderken annem benide peşine taktı saçma sapan bişiler almasın git sende yanında diye:) öğleden sonra eve geldik bu arada ben film filanda aldım DVD'yi pazartesi vericem gece izlerim diye:) hatta önce Alias'ı denedim ama DVD çalıştırmayınca tüm hevesim kaçsada akşama kadar Elizabethtown 'ı izledim.Sonra aten misafirlerimiz geldi yemekti çiğköfte muhabbetiydi(yapılıp yendi)maçtı derken 10 gibi gittiler sonra internete takıldım film filan yalan oldu yine:):):) Ama bu arada İstanbul'da feci bir yağmur vardı ve biz annemin midesi nedeniyle ilaca ihtiyaç olduğundan o yağmurda kardeşimle nöbetçi eczane aradık:) yağmur muhteşemdi:) ama hasta olmayız inşallah:)

3.gün yine isyan bayrağını çektim ve kahvaltıya kalkmadım 12'ye geliyodu kalktım yemek yedim..Ohhhh pijamalarım ve ben süper ikili oluştracağız derkennnnn:) babam demesinmi halanlarla falancalara gidelim diye..Ya ama hayır ben yaa istemiyorum demeye kalmadan kendimi kapıda buldum giyinmiş hazırlanmış şekilde..Neyse saat 2,5 a kadar gezöeye gittik sonra annemle çarşıya gidip kendime DVD aldım:) Geldim kurdum odama çektim perdeleri sinema kıvamına getirdim odamı ve yeni DVD'ime taktım Alias'ı İlk sezon 1. cd.sini başladım izlemeye bir bölüm bi tane daha bi tane daha derken 3 bölümünü izledim bitti bile ama napim Ajan olduğunu söyledi diye sevgilisini öldürdüler...Sonra nolcak diye bakayım derken bu defada kafasına silah dayanınca bitti..Ee şimdi nolcak diye meraktan izledim bu defada Hem SD-6 hemde CIA bağlantısıyla Anna Espinoza ile ortak bir göreve gitti ki "Aman Tanrım" dedikleri şekilde kutuda ne olduğunu göremeden bitirmelerine ve çok merak etmeme rağmen 4. ye geçmedim :) az heyecanlı olsun ama dimi:):)Şimdi kaldı ilk sezonun bitmesine 19 bölüm:) ee daha geriye 4 sezon daha var:)Bitince Alias'ın 5 Sezonuda bu defa Lost'a başlıyacağım:) Sırayla yani:):) Hatta başlıkta anatomi dedim ya Grey's Anatomy'ninde kaçırdığım bölümlerini izleyeyim:):)Sonrada saçıma fön Fikrimin İnce Gülü Derken yattım..

Ve kabus..

Malum hava soğudu yorganlarımızı çıkardık oda üstünde nevresimi olduğu halde toz geçirmiş veee bendenizin tozada allerjisi olduğundan önce öksürmeye sonra hapşurmaya başladım ve nefesim kesilmeye başladı..Kalktım su içtim yok..Camı açtım nefes alıp vereyim diye yok herzamanki gibi resmen boğazım tıkandı nefesim yetmez oldu..attım hemen yorganı üstümden..Aldım pikemi ama bu defada midem bulanmaya başladı öksürmekten filan derken uyumuş kalmışım saat 2'den sonra... Sabahta kalk borusu ve işte burdayım...

2008'de bayram tatilleri 9 günmüş:):) Yupiiiiii:):) umudum şimdilik 29 Ekim...:) Haftasonuyla birleşince 3 gün oluyor:)

Herkese İyi Bir Hafta Dilerim..

Sevgilerimle...

Gönderen ...Aslı Cadısı... zaman: 13:07 0 yorum    

Etiketler: Alias, Elizabethtown, Grey's Anatomy, Lost, Ramazan Bayramı, Toz Alerjisi

Daha Yeni Yazılar Önceki Yazılar Ana Sayfa
Kaydol: Yazılar (Atom)
counter

Blog Design by Gisele Jaquenod

Work under CC License.

Creative Commons License